Sibel Karagöz

SAKSIDA ÖLDÜM insan büyütürmüş öyle anlı şanlı güle oynaya bağıra çağıra bir damla gözyaşında bir avuç dolusu hüzünde gamzelerin kırılmış çizgisinde yalnızlığın ezgisini büyütürmüş esrik yeller dokunur yılkılar çoşar ezim ezim ezilir cansız bedenim bir avuçlarım kalır bir hüzünbaz toprak boy atmış ince bir dal boynuna ağır canına yaban sanki ölüm eski zamanların hırkası paralandıkça üstüne yapışan kımıldadıkça batan kim der kim bu halinin mimarı “sen” derim içimden yalnızlığın soğuk nefesi dokunur titrerim ürkek bir serçe gibi ardından içimin sesleri çoşar
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
ZAMANIN SESİ zamanlar konuşur fark edemezsin zamanın acıtan sesine kulak vermezsen konuşur mu dersin dinlemeyi bilmezsen duymazsın derim daha öncekiler gibi sağırsan duymazsın evren konuşur zaman dinler zaman konuşur evren dinler sen zamana dokundun mu yanından geçip giden güne geceye değdin mi hoşgeldini beş gittini dilinden düşürdün mü vedasız bir ayrık otu gibi dilsiz soyutlamada kaldın güneşle yandın yağmurla söndün feri güne geceye açıp kapattın tıpkı bir sokak lambası gibi titrek cılız kendi direğini sızlata sızlata ışıtan şimdi zaman sana konuşur mu
Şiir
HAYAT hayat sadece barınmakta mı gizli gizlide mi barınır muamma akıl devreye girer sorgulamalar başlar mantık ararsın yüze düşen çizgilerde aynaya düşen yansımada çizgiler hissiyatlara dil olurda mantığı sola koyar aşk kapıyı çalar sol’dan alırda sağ cebine koyar hisler gönül teline vurur akıl tası tarağı toplayıp sorgusuz sualsiz cepten dökülür bozuk para gibi akıllardaki soru aynanın yansımasında sırlar arasında dolanır hayat barınmakta mı gizli gizlide mi barınır kimse bilmedi bilmeyecekte... Sibel Karagöz
Şiir
BENDE BENDE sana sevgimi nasıl anlatsam hangi dağı devirsem hangi şelaleyi aşsam hangi papatyayı seviyor sevmiyorda paralasam altından yüzbinlerce sen güneş olur sabahlarıma doğarsın yüzbinlerce kuşa kanat verirsin doga dilime bedenime can verir ayaklarıma yol olur nefesime yel sana sana bir tek sana “seni seviyorum “ diye seslenir ve sen bir damla yağmur tanesini çatlayan dudaklarında hissedince bende bende “seni seviyorum “ yüz binlerce kez diyeceksin... Sibel Karagöz
Şiir
KADIN OLMAK bazen şiddetin eli ayağı yoktur bir bakışı vardır yerin dişini etine geçirirde sesin çıkmaz bir ses tonu vardır tüm bedeninizi kolluk kuvvetleri gibi sararda cenderesi altında kırık bir nokta olursunuz bir kelimesi vardır harflerin kamçıları yüreğinizi sonsuz kere kamçılar bazen sözel şiddet tüzeli solda sıfır bırakır öldürmez morartmaz yara’lar bedeninizde değil ama yüreğinizden tüm vücudunuza atardamar yoluyla yayılır bağırmaz sese harf karıştırmazsınız sesizliği siyaha boyar dolabınızdan çıkarıp çıkarıp giyersiniz içinizde ki tüm renkleri
Şiir