Sydney Carton

Sydney Carton
@Sydney_Carton_
Hiç
Kadın kini... Deve kini... Dünyada her şeyi yapacaksın,kadınların sevdasını küçük düşürmeyeceksin.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Reklam
Çare Barcelona'ydı.Aksi takdirde labirentte boğulup kalacaktı.4 Haziran 1982 tarihinde,henüz yirmi ikisine girmemişken,kendisine eşlik eden Cyterszpiler ile birlikte futbol tarihinin en büyük transfer anlaşmalarından birine imza attı. İspanya'ya gelişi tam bir olaydı.Arjantin'in sevilen yüzü Eva Peron'un 1947'deki ziyaretinden beri,hiçbir Arjantinli,Katalanlar tarafından bu kadar alkışlanmamıştı.Patlayan flaşlar arasından güvenlik güçlerinin marifetiyle apar topar limuzine bindirilmiş ve uluslararası havaalanından yaklaşık 16 kilometre uzaktaki Barcelona Futbol Kulübü'nün muhteşem tesislerine götürülmüştü.İmza töreni ,kulübün binasındaki büyük salonda yapıldı.İmzada Boca Juniors ve Argentinos Juniors'un kulüp başkanları da vardı.Barcelona'yı dünyanın en büyük kulüplerinden biri haline getiren işadamları,bankerler,avukatlar ve menajerler de masanın diğer yanındaydı.Barcelona'yı en üst düzeyde başkan Nunez temsil etti.O kısa,tıknaz megaloman... Maradona 12 milyon dolara, kendisini bordo mavi renklere bağlayan imzayı attı.Bu bir rekordu.
Sayfa 69·Kitabı okudu
Gâfil gezme şaşkın bir gün ölürsün Dünya kadar malın olsa ne fayda Söyleyen dillerin söylemez olur Bülbül gibi dilin olsa ne fayda Sen söylersin söz içinde sözün var Çalarsın çarparsın oğlun kızın var Şu dünyada üç beş arşın bezin var Tüm bedesten senin olsa ne fayda Bir gün götürürler seni evinden Hakk'ın kelâmını kesme dilinden Kurtuluş yok Azrail'in elinden Türlü türlü fendin olsa ne fayda Kul Himmet Üstâdım gelse otursa Hakk'ın kelâmını dile getirse Dünya benim diye zapta geçirse Karun kadar malın olsa ne fayda
Sayfa 175·Kitabı okudu
Ahırın avlusunda oynarken aşağıda,gümüş söğütler altında,görünmeyen derenin hazin şırıltısını işitirdik.
Sayfa 9·Kitabı okudu
Karanlıktaki eşkıyanın, gün ışığında, şehirli bir tüccar olduğu belli oluyordu.Meslektaşı onu tanıyıp meydan okumaya kalkışınca da adam, "başkan" olması nedeniyle,onu durduruyor,pek de kibarca başından vurarak,atını sürüp gidiyordu.
Sayfa 7·Kitabı okudu
Reklam