Ömer Seyfettin’in “Kaşağı” adlı hikâyesi, çocukluk döneminde işlenen küçük bir yalanın nasıl büyük bir trajediye dönüşebileceğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyan bir eserdir.İki kardeşin arasındaki kıskançlık ve çekişme üzerinden ilerleyen olay örgüsünde, küçük kardeş ağabeyinin yaptığı bir hatayı gizlemek için suçu onun üzerine atar. Bu masum görünen yalan, babalarının sert tepkisiyle birleşerek ağabeyin hastalanmasına ve sonunda ölmesine yol açar. Yazar, sade ve akıcı diliyle dürüstlüğün önemini, pişmanlığın insan ruhunda bıraktığı derin izleri ve çocuklukta yapılan hataların telafisi olmayan sonuçlar doğurabileceğini güçlü bir şekilde vurgular. “Kaşağı”, kısa olmasına rağmen Türk edebiyatında unutulmaz bir yere sahip olmuş, hem duygusal etkisi hem de ahlaki mesajıyla nesiller boyunca ders kitaplarında okutulan ve üzerinde düşünülen bir klasik olarak değerini korumuştur.