Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Çocukluk Geçer, Vicdan Kalır
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 15:50
Çocuk kitabı olarak geçse de, bence herkesin okuması gereken bir öykü kitabı bu. Akıcı, anlaşılır ama etkisi düşündüğünden daha derin. Okurken insanı alıp çok basit bir ana götürebiliyor; çocukken
KaşağıÖmer Seyfettin · Gün Yayıncılık · 200619,8bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2023 11. kitabı
Olay hikâyeciliğinin Türk edebiyatında akla gelen ilk ismi Ömer Seyfettin... Kendisinin okuduğum ilk kitabı ve okumaya da devam edeceğim bir yazar oldu. Öncelikle türünün asla çocuk kategorisine girmesine katılmıyorum. Yetişkinlere hitap eden ve çocuk psikolojisini etkileyebilecek hikâyeler bulunduruyor. Bunun haricinde içerisinde 6 tane ayrı ayrı öyküler var. Her biri etkileyici ve ders çıkartma niteliğindeydi . Özellikle "Kaşağı"içerisinde kahramanın yaptığı iftiradan dolayı, kardeşinin geldiği durumun vicdan azabını ben bile çektim. İftiranın getirebileceği en uç şeyi kahramanımız kötü bir şekilde yaşıyor, yerinde olmak istemezdim şahsen. Bu hikâyeye ek olarak milli benlik duygularının yoğun bir şekilde işlenildiği "Primo Türk Çocuğu Nasıl Doğdu?" ve "Primo Türk Çocuğu Nasıl Öldü?" öyküleri de beni cezbetti. İçerisinde ki Primo bir diğer adıyla Oğuz karakterinin Türklere karşı yapılan durumda gösterdiği cesaret, milli benliğine bağımlılığı, yetiştirilme tarzı her ne kadar farklı bir etnik kökene uygun olsa da bir zaman sonra aslında içerisinde bulundurduğu Türklük kanının babası sayesinde de farkına varması ve ilkesine bu denli bağımlı hâle gelmesi çok etkiledi beni. Uzun lafın kısası her hikâyeden kendi hayatınıza uyarlayacağınız kısımlar bulunuyor. Kitabı okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum. İyi okumalar.
KaşağıÖmer Seyfettin · Gün Yayıncılık · 200619,8bin okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2018 119. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2018 14:19
Kaşağı; Ömer Seyfettin'in en bilinen hikayelerinin yer aldığı eseridir. Ömer Seyfettin bu hikayelerde Maupassant tarzı hikâyeciliğinin örneklerini başarılı bir şekilde okurlarına hediye etmektedir. Hikayeleri, hem konu hem teknik hem de yapı olarak oldukça başarılı bir etkiye sahiptir. Konu olarak hem destanlardan hem de gündelik konulardan yararlanan Ömer Seyfettin; hikâyeyi kısa bir şekilde okuyucuya oldukça etkili bir şekilde de anlatmayı başarmış sayılı hikâyecilerimizin başında gelmektedir. Ömer Seyfettin'in hikâyelerinin bir başka en önemli özelliği de Türkçe dilinin sade, anlaşılır ve kısa anlatımıyla kendinden sonra gelenlere örnek yol göstericiliğidir. Bu bilgiler ışığında Ömer Seyfettin hikâyeleri doğal Türkçe dilinin en iyi örnekleri olarak da okunmaya değer eserlerdir.
KaşağıÖmer Seyfettin · Gün Yayıncılık · 200619,8bin okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2019 79. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2019 22:25
ilk olarak neden bu kitapi onceler okumadim diye pişmanlık içindeyim diye bilirim.Çok guzel hikayelerden oluşan bir kitap.Hemen bir solukta okuyup bitireceğiniz bir kitap olmuş.Kitapta olan hikayeleri okuyunca bi sürü duyguyu bir anda nasıl yaşanılır onu göreceksiniz.Primo-Oguz simasinda vatanseverlik duygusunu muhteşem bir şekilde göreceksiniz. Okumadiysaniz okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Teşekkürler🧡
KaşağıÖmer Seyfettin · Gün Yayıncılık · 200619,8bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2023 17. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mart 2023 17:50
Kaşağı Ömer Seyfetin`nin içinde altı hikayeden oluşuyor. Kitabın ismini aldığı Kaşağı İki kardeş olan Hasan ve Kahraman ailesiyle birlikte bir çiftlik evinde yaşarlar. Bu çiftlikte atlar da bulunmaktadır. Her çocuk gibi onların da atlara olan ilgisi büyüktür. Çiftlikte atların bakımını, yemeğini ve temizliklerini çiftliğin seyisi olan Dadaruh diye birisi yapar. Çocuklar her gün Dadaruh' un atları kaşağı lamasını ve atlara bakım yapmasını izlerler. Ve hikayemizi devam eder. İki kardeşlerden birini yaptığı bir şeyi diğer kardeşine atarak onun ceza görmesini ve sonunda bu işten vicdan azabı çekmiştir. Okurken çok şey öğreneceğimiz bir kitap herkese iyi okumalar.
KaşağıÖmer Seyfettin · Gün Yayıncılık · 200619,8bin okunma
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2020 32. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2020 13:19
Türk olmak lafta değil, kandadır. Ömer Seyfettin bunun en güzel örneğini vermiş bu kitabında. Yabancı bir anne Türk bir baba. Başlarda baba Türklüğünü yok saysada kanda dolaşan kırmızı kanı buna izin vermiyor. Del akan Türk kanı vatan için , millet için sevdikleriden vazgeçtiriyor. Ve Primo Türklüğün ne olduğunu bilemeden yetişiyor ama olay bu ya baba kanı deli akıyor. Bilmediği Türklüğün, adaletin peşinden gidiyor. Ve Primo, Oğuz oluyor. İlk Türk Hakan’ı gibi. Vatan uğruna ölebilecek bir sevdaya tutuşuyor Oğuz...
Edebiyat
KaşağıÖmer Seyfettin · Gün Yayıncılık · 200619,8bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2023 21. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2023 22:54
Türk edebiyatında öykü denince akla ilk gelenlerden biri şüphesiz Ömer Seyfettin'dir. Çoğu okur ilkokul yıllarında tanışır öyküleriyle. Ama ben çok geç tanıştım galiba. Kitap okuma alışkanlığını çok geç edindiğim için olsa gerek. Kaşağı'yı ilk defa okuyorum. Belki de ögretmenlerimin sözünü dinleyip o zamanlar okusaydım çok önceden kitap okuma alışkanlığı edinirdim. Neyse geç olsun da güç olmasın. Ömer Seyfettin okumak çok güzel. Hiç yormayan bir dili ve olay örgüsü var. Öyküleri çok sade ve tanıdık. Ömer Seyfettin kendi insanını çok iyi gözlemlemiş. Bu kitabı mutlaka okumuşsunuzdur tabi ama tekrar okumanızı tavsiye ederim. Özellikle de kitap okumayı birileri ne sevdirmek istiyorsanız Ömer Seyfettin doğru bir tercih olacaktır.
KaşağıÖmer Seyfettin · Gün Yayıncılık · 200619,8bin okunma
KAŞAĞI - Dikkat spoiler içerebilir!
6/10
·112 syf.··
2020 25. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2020 09:06
Ömer Seyfettin Milli Edebiyat dönemi yazarlarının içinde önemli bir yerdedir. Türkçülüğü ile ön plana çıkan yazar Yeni Lisan görüşünün sahibidir. Özellikle hikayelerindeki sade anlaşılır dil sayesinde o dönemde ve şimdi de dilimize katkıları inkar edilemez. Kitabın bendeki yeri ayri. İlkokulda para vererek aldığım ilk kitap. İçerisinde birden fazla hikayecik mevcut. Her birinde farklı bir konu ağır basıyor dürüstlük, vatanseverlik vs. Okumaya yeni başlayanlara ve çocuklara şiddetle tavsiye edilir. Gayet akıcı bir solukta bitecek türden. Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
KaşağıÖmer Seyfettin · Gün Yayıncılık · 200619,8bin okunma
Kasagi
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
Güzel bir kitap.cok okudum bu kitap i bilgileri de çok güzel ve tarihi bir kitap tir . Ve tarihimizi öğreniyoruz ve atları ne fircaladigin da öğreniyoruz .ve cok bilgi öğreniyoruz .
Tarih
KaşağıÖmer Seyfettin · Gün Yayıncılık · 200619,8bin okunma
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2020 20:46
Kaşağı bize hayatın gerçek yüzünü,gerçekleri söylemeyi tavsiye eden bir kitaptır.Yani birisine bir şeyi söylemek için geç kalma hızlan. Kaşağı kitabını okumanızı tavsiye ederim.
1000Kitap
KaşağıÖmer Seyfettin · Gün Yayıncılık · 200619,8bin okunma

Yazar Hakkında

Ömer SeyfettinYazar · 178 kitap
Ömer Seyfettin (d. 11 Mart 1884 Gönen Balıkesir, – ö. 6 Mart 1920 İstanbul), Türk edebiyatının önde gelen hikâye yazarlarındandır. Asker, şair ve güçlü bir edebi yeteneği olan bir öğretmendir. Türk kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularındandır. Türkçede sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne pek çok sayıda eser sığdırmıştır. 1884 yılında Gönen'de (Balıkesir) doğdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Beyle, Fatma Hanımın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan birisidir. Öğrenimine Gönen'de bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Beyin görevinin nakli dolayısıyla Gönen'den ayrılan aile İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a geldi. Ömer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmanîye, 1893 ders yılı başında da Askerî Baytar Rüştiyesine kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Edirne Askerî İdadîsine devam etti. 1900'de İdadî'yi bitirerek İstanbul'a döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. 1903 yılında Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine "Sınıf-ı müstacele" denilen bir hakla imtihansız mezun oldu. Ömer Seyfettin, mezuniyetten sonra piyade asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordunun İzmir Redif Tümenine bağlı Kuşadası Redif Taburuna tayin edildi. 1906'da İzmir Jandarma Okuluna öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemlidir; zira bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçüden ise sade Türkçe ve millî bir dille yapılan millî edebiyat konusunda önemli fikirler aldı. Ömer Seyfettin Ocak 1909'da Selanik Üçüncü Orduda görevlendirildi. Selanik'te çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi Akil Koyuncunun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemlere çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlandı. Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşının başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrıldı, Yanya Kuşatmasında esir düştü. Nafliyon'da geçen 1 yıllık esareti sırasında sürekli okumuştu. "Mehdi", "Hürriyet Bayrakları" gibi hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hikâyeleri Türk Yurdunda yayımlandı. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazandı. Ömer Seyfettin 1913'te esareti bitince İstanbul'a döndü. 23 Ocak 1913'te Enver Paşanın organize ettiği Babıali Baskınına katıldı. Daha sonra askerlikten ayrıldı, yazarlık ve öğretmenlikle hayatını kazanmaya başladı. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. 1914 yılında Kabataş Sultanisinde öğretmenlik görevine başladı ve bu görevini ölümüne kadar sürdürdü. 1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Beyin kızı Calibe Hanımla evlenmiştir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulunca tekrar yalnızlığına döndü. 1917'den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920'ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikâyecilik dönemini içine alır. Bu dönemde 10 kitap dolduran 125 hikâye yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan öğretmenlik yapmayı sürdürdü. Hastalığı 25 Şubat 1920'de artınca yazar, 4 Martta hastahaneye kaldırıldı. 6 Mart 1920'de hayata gözlerini yumdu. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığına defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya araba garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Mezarlığına nakledildi. En yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikâyelerini içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikâyeleri bir kitap serisi halinde basılmıştır ve bu hikâyeler günümüzde de okunmaktadır. Detaylı bilgi ve kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Ömer_Seyf...