Elif

İlkel insan her şeyden o kadar etkilenir ki, dünyasının kurallarının bozulması onu öngörülemez olasılıklara karşı savunmasız bırakır. Bu tür bir istisna bir kuyruklu yıldıza veya güneş tutulmasına benzer bir işaret, kehanettir. Arkaik insanın bakış açısıyla, karıncayiyenin gündüz vakti görülmesinin doğal bir nedeni olamayacağına göre bunun arkasında gizli bir gücün bulunması gerekir. Ve kozmik yasaları çiğneyen bir gücün alarm verici gösterisi elbette kendini savunmayı veya öfkeyi yatıştırmak için sıradışı şeylerin yapılmasını gerektirir. Komşu köylerin uyarılması ve karıncayiyenin acılar içinde yakalanarak öldürülmesi zorunludur. Karıncayiyeni gören adamın anne tarafından en büyük dayısı bir boğasını kurban verir. Adam sunak çukuruna inerek hayvanın etinden ilk parçayı kopartır, sonra dayısı ve törendeki diğer katılımcılar da hayvanın etinden yerler. Bu şekilde doğanın tehlikeli isteğinin kefareti ödenir.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İşte bu yüzden, Winnicott, çocuk, yatağının altında bir ayı olduğunu söylediğinde onunla birlikte ayıyla karşılaşmamıza "paylaşılan illüzyon" (shared illusion) demezdi. Winnicott buna benzer senaryoları "paylaşılan gerçeklik" (shared reality) adı altında inceler. Çocuğun yarattığı ayı ya da yetişkinin yarattığı film, roman, Freud'un iddia ettiği gibi "gerçeklikten kaçış" değildir. Tersine, gerçeklikle karşılaşabilme cesaretidir. Gerçekten yaratılmış, yani canlı bir romanı okuduğumuzda, canlı bir filmi izlediğimizde, canlı bir tabloya baktığımızda iç gerçekliklerle ve içimizdeki gerçekliklerle karşı karşıya geliriz.
Demek bitmiş, onun için artık her şey bitmişti; demek artık kesinlikle karar vermek lazım gelecekti ki seneler, hep çoğalan bir hüzün ve bezginlikle geçerek ihtiyarlık onu bir gün çürütecekti! Hem de yaşamamış olarak, henüz yaşamak üzere sanılırken... Her şey bitmişti öyle mi?
Sayfa 145 - Can yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat