Devlet memuru olan baron, herkes kullandığından dolayı mecburi olarak 5 günlük tatil hakkını Avusturya alplerinde ki bi otelde geçirmeyi planlar. Hiç arkadaş, tanıdık görmediği için sıkıcı tatilini bir kadın arayışı ile renklendirmek ister. (İlk kez bir Zweig kitabından rahatsızlık duydum,başrol karakterinin bu düşüncesinden dolayı) Oğlunun rahatsızlığı için orada bulunan 12 yaşında ki Edgar ve annesini kıskacına alıp, oğlu aracılığıyla kadına yaklaşan ve maalesef kadınla bir gönül ilişkisi başlarken, çocukta oluşan kırgınlığı, öfkeyi, değersiz hissini hissettiren, çocuğun anneden nefret ve kendi başına hareketini konu alan bir kısa roman. Çocuk bu olay sayesinde gelişimi ve hayata dair bazı şeylerin farkına varmasını sağlıyor.
"Tutkulu bir kuşku kadar başka hiçbir şey zekayı sivrileştiremez ve karanlıkta uzanan bir iz kadar başka bir şey de, olgunlaşmış bir aklı geliştirmeye olanak sağlayamaz."
Altı yüz kırk dört...
Bu katlandığı son turna kuşu olacaktı.
--
1945 te Hiroşima'ya atılan "Küçük çocuk(Little Boy)" adı verilen atom bombası sonucu; bir çok insanın gününü ve geleceğini etkileyen, atıldıktan sonra da hala insanlar ve çevre üzerinde etkisi bulunan bombanın kendi küçük hayalleri büyük olan Sadako'nun lösemiyle birlikte tanınan hikayesini anlatan bu kitapta, bir küçük kızın hastalığına rağmen umudunu yitirmeden hastalığını atlatacağı günü beklerken ölümü ile herkesi üzüp, peşinden bombanın on yıl sonrasında da oluşturduğu yıkımı dünyaya gösteren acı bir gerçek...
Her satırında derin bir hüzün barındıran bu kitabı okurken, sizlerde gözyaşlarınızı tutamayacaksınız...