Szymek

Szymek
@Szymek
Her alanda azar azar, bazı alanlarda daha çok bilgi öğrenmeye, hayal kurmaya ve yazarların kafalarının içinde dolaşmaya düşkün normal bir üniversite öğrencisi
Gebze Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği
Dünya Gezegeni
27 okur puanı
Ekim 2021 tarihinde katıldı
Wells, Kitapları, Doktor Moreau'nun Adası
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2021 94. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2021 19:53
Doktor Moreau'nun Adası, Zaman Makinası ve Görünmez Adam'ın peşinden benim okuduğum toplamda 3. Wells kitabı oldu. Yazar hakkında artık iyi kötü tecrübeli sayılırım. Bu yüzden kitabın kendisine geçerken Wells'in kitaba başlayıp olaya geçiş kısmını nasıl işlediğini anlatarak başlamak istiyorum: Wells önce asıl anlatacağı olaydan, konudan aslında bağımsız olan, ilgi çekiciliği de daha zayıf bir olayla giriş yapar. Kitabın asıl bizi sürükleyen, asıl olayların yaşandığı sayfalardan aslında alakasızdır burada geçenler. Sonra kısa neden sonuç ilişkileri ve olay örgüsü ile bizi asıl olaya bağlar. Biz dışardaki bir göz olarak kronolojik izleriz bu olayı, kitabın ortalarında, kitapta geçen olayların temel nedeni olan deneyi bize gerektiği kadar açıklayacağı bir geçmiş öyküsü olur, sonra yine günümüze gelir, geçmiş öyküsünün de ışığında olayları sonuna taşıyacak kitabın ikinci yarısına geçeriz. Buradaki asıl olaydan farklı bir olayla başlayıp yavaşça bağlama durumu bence ilk sayfalarda okuma şevkini düşürüyor. En azından ben o sayfaları biraz bitsin gitsin asıl yere geçelim artık düşüncesi ile okuyorum. Kendi adıma asıl olayın ortasında başlayan kitapları daha çok severim, okurken daha bir heyecan duyarım. Doktor Moreau'nun adasında da buna benzer ama bu sefer çok da ayrık olmayan bir giriş kısmı var hikayenin: Okyanus'un ortasında bir teknede, tek başına, aç ve susuz artık ölmeyi bekleyen karakterimiz (elbette bu adam buraya nereden geldi neden böyle anlatılıyor), bir gemi mürettebatı tarafından kurtarılmıştır. Gemideki yolcu Montgomery, kaptanla tamamen zıttır ve baş karakterimiz de biraz kendi hayatını kurtarmasından dolayı kaptana karşı Montgomery'den taraftır. Baş karakter Prendick de kaptan tarafından zorla Montgomery'nin gideceği adada bırakılır. Bu adada yaşayanlar
Doktor Moreau’nun AdasıH. G. Wells · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202210bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2021 93. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2021 00:54
Hikaye kitabı olduğu için içindeki hikayeleri ayrı ayrı değerlendirerek gideceğim. 6 hikaye var: İçindeki ilk hikaye Neva Bulvarı. Bu hikayede önce bu Neva Bulvarı'ndan ve onun sihirli atmosferinden bahsederek giriş yapıyor yazar. Sonra 2 farklı kadını takip ettikleri için 2 ayrı yola ayrılıp 2 ayrı hikaye yaşayan 2 arkadaşın bu 2 hikayesini sırayla anlatıyor. Ben bu kitaptan önce Gogol okumadım. Neva Bulvarı Gogol'dan okuduğum ilk hikayeydi ve baştaki betimleme kısmını ben de betimleme sevmediğim için göz ardı edersek gayet sürükleyici, kendisini sürekli merak ettiren, hikayelerinin sonu hem bir heyecanlı bir şaşkınlığa bağlanan hem de dil olarak çok hoşa giden bir şekilde kendini ifade eden bir hikayeydi. Gogol bu kitabındaki 6 hikayenin her birinde mizah unsurlarını çok başarılı şekilde Rus toplumuna, siyasetine ve bürokrasisine eleştirileri ile harmanlamış zaten. Bu hikayede ise mizahtan daha baskın olarak bence şaşırtma daha fazlaydı. Ben iki karakter için de gidişatları her ne kadar bir şekilde belli olsa da şaşırdım. Kitaptaki diğer hikayeleri okuma konusunda da beni motive eden bir başlangıç oldu böylece. Peşinden gelen hikaye ise Burun. Burun isimli hikayeyi ismen daha önceleri duymuştum ve herhalde bu "burun" mecazi anlamdadır diye düşünmüştüm. Bir şeye "burnunu" sokmak deriz orada mecaz anlam alır ya onun gibi. Ama bu hikaye gayet de gerçek anlamı ile vücudumuzun bir organı olan, yüzümüzün hemen ortasında yer alan ve görünüşümüze önemli bir olan burun üzerine yazılmış. Hikaye bir berberin evine gelip yemeğine oturduğunda ekmeğinin içinden bir burun çıkması ile başlıyor. İlerliyor. Sonra ise burnu kayıp olan adama geçip zamanı geri sararak devam ediyor ve en son bağlıyor. Gayet burun ekseninde geçen ve hatta burnun da karakterlerden birisi olduğu eğlenceli ve
Bir Delinin Anı Defteri - Palto - Burun - Petersburg Öyküleri ve FaytonNikolay Gogol · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202538,5bin okunma
7/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2021 92. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2021 17:27
Ursula K. Le Guin'den daha önce bir kitap okumamıştım ama büyük bir bilim kurgu yazarını daha fazla ertelememem gerektiğini düşünerek bir süre önce toplu halde yaptığım kitap alışverişine bu kitabını da ekledim, bugün de 3 4 günlük okuma süresinin ardından kitabı bitirdim. (Kitap bundan daha kısa sürede bitecek bir kitap, ben meşguldüm) Yazar, kendisine yönelen övgüleri hak ettiğini düşündüğüm bir yazardı kitabı okumadan önce. Sadece övgü metinlerini inceleyerek böyle düşünmüştüm. Ancak bu kitap bu açıdan bana bir "acaba" dedirtti. Beklediğim kadar iyi değildi doğrusu. Duyguları ve fikirleri vermekte yeterli bir hikayeydi ama hem yazarın dili cidden çok basitti hem de kitaptaki her şey fazla temelsizdi, kitapta adı anılan 3 ırk için de bizi onlara bağlayacak daha fazla bilgi gerektiğini düşünüyordum. Bu kitap eğer bir serinin parçasıysa ben bunu bilmiyorsam tabi bu dediğimi yok sayabilirsiniz ama eğer tek başına ise bu konuda bir eksiği olduğunu rahatça söyleyebilirim. Kitapta yaşananlar okumayı sürdürtecek kadar iyi ve saran olaylar ama yine de düşük kalıyor. Belki de benim beklentim çok yüksekti. Kitapta benim gördüğüm temel konular otorite, ayrımcılık ve bir tür yasak aşktı. Hem konu sayısının daha fazla olmasını hem de bu anlatılanların daha derin anlatılmasını beklerdim. Kitabı bilim kurgu sınıfına sokan tek şey Alterraların kökeninin başka gezegene dayanıyor olmasıydı bana göre. Kalan her şey basit bir fantastik evrenin unsurlarıydı ve bir bilim kurgu havası alarak okumadım doğrusu. İthaki yayınları basımı için konuşursam arka kapakta yazanlar kesinlikle kitap için abartılı cümleler. Bana sorarsanız arka kapak övgülerini en azından bu kitap için hiç ciddiye almayın. Saydığım eksiklikler haricinde kendini okutan güzel bir kitap. Üstün değil, kötü değil, beni de
Sürgün GezegeniUrsula K. Le Guin · İthaki Yayınları · 20164,749 okunma
En sıkıcı başlangıç en güzel son
9/10
·572 syf.··
Beğendi
·
2021 87. kitabı
Hem okurken en çok sıkıldığım hem de okurken beni en çok saran kitaplardan birisi. Elbette bu kadar saran bir kitabın sıkması veya bu kadar sıkan bir kitabın sarması taban tabana tezat durumlar ve bir arada bulunmaları ilginç. Ama imkansız değil ve bu kitapta gayet ikisi de gerçekleşti benim için. Kitabın başı en az tarif edilen kalabalığın ve gürültünün içinde başı çok ağrıyan birinin hissedeceği kadar bunaltıcıydı. İlk sayfalar hem betimlemeler, hem de konuşma ve olaylar açısından gayet akmayan, bırakma isteği uyandıran sayfalardı. Ama ilk birkaç sayfa asla bir ölçüt değildir. (Benim için ölçüt en az %10u okuduğunda verdiği izlenimdir) Bu yüzden okumaya devam ettim ve kitabın tam açılmaya başladığı, tam benim de heyecanlanmaya başladığım yerde araya uzunca bir Paris betimlemesi ve tarihi girdi. Kitabı ilk okuduğum dönemde bu sayfalarda gerçekten yıldım ve kitabı ne yazık ki yarım bıraktım. Ama bir gün dönecektim. Kitap zevkine güvenebileceğim yakın bir arkadaşımın kitabı okuyup çok beğendiğini bana anlatmasının ardından kitabı yarım bırakma sebebini kendisine açıkladığımda bana o sıkıcı kısmı atlattıktan sonra gerisinin harika ve çok duygusal olduğunu anlatması ile kitaba olan güvenim tazelendi ve tekrar listeye aldım. Bir süre sonra ise 2. denemenin zamanı gelmişti. Herhangi bir kopukluk yaşamamak için kitabı baştan aldım ve ilk sayfalar yine rahat ilk okumamda olduğu kadar sıkıcıydı. Ama bu kez sabretmem için elimde güçlü bir sebep vardı ve sabrettim. Paris betimlemesi kısmını ise bunu yapmayı asla sevmesem de atladım. Artık önümde gerçekten öve öve bitirilmeyen kısım yer alıyordu ve ben de hem çok meraklı hem de baya heyecanlıydım. Buralarda kitabı anlatmak istemiyorum, kitabı anlatmak bu kadar yoğun ve güzel kitaplarda bence okuma eyleminden alınacak hazzı
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma
8/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2021 85. kitabı
Saat ustaları iyi saatler yapabilir, ama Zacharius Usta saatlerine canını vermişti. Gerçekten vermişti. Uzun uzun inceleyebileceğim bir kitap olmasa da hem heyecanı, hem atmosferi gerçekten Jules Verne adının neden asla silinmediğini gösterecek kadar iyiydi. Sadece tek bir ufak pürüzü var bende. O da kitabın bence 56 değil bir 80 - 100 sayfa arasına uzatılarak betimlemeleri, olayları ve mesajları biraz daha artarak verilmesi çok daha güzel olurdu. Ama Jules Verne böyle uygun görmüşse belki de iyisi budur.
Zacharius UstaJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202124,9bin okunma