Doktor Moreau'nun Adası, Zaman Makinası ve Görünmez Adam'ın peşinden benim okuduğum toplamda 3. Wells kitabı oldu. Yazar hakkında artık iyi kötü tecrübeli sayılırım. Bu yüzden kitabın kendisine geçerken Wells'in kitaba başlayıp olaya geçiş kısmını nasıl işlediğini anlatarak başlamak istiyorum:
Wells önce asıl anlatacağı olaydan, konudan aslında bağımsız olan, ilgi çekiciliği de daha zayıf bir olayla giriş yapar. Kitabın asıl bizi sürükleyen, asıl olayların yaşandığı sayfalardan aslında alakasızdır burada geçenler. Sonra kısa neden sonuç ilişkileri ve olay örgüsü ile bizi asıl olaya bağlar. Biz dışardaki bir göz olarak kronolojik izleriz bu olayı, kitabın ortalarında, kitapta geçen olayların temel nedeni olan deneyi bize gerektiği kadar açıklayacağı bir geçmiş öyküsü olur, sonra yine günümüze gelir, geçmiş öyküsünün de ışığında olayları sonuna taşıyacak kitabın ikinci yarısına geçeriz. Buradaki asıl olaydan farklı bir olayla başlayıp yavaşça bağlama durumu bence ilk sayfalarda okuma şevkini düşürüyor. En azından ben o sayfaları biraz bitsin gitsin asıl yere geçelim artık düşüncesi ile okuyorum. Kendi adıma asıl olayın ortasında başlayan kitapları daha çok severim, okurken daha bir heyecan duyarım.
Doktor Moreau'nun adasında da buna benzer ama bu sefer çok da ayrık olmayan bir giriş kısmı var hikayenin: Okyanus'un ortasında bir teknede, tek başına, aç ve susuz artık ölmeyi bekleyen karakterimiz (elbette bu adam buraya nereden geldi neden böyle anlatılıyor), bir gemi mürettebatı tarafından kurtarılmıştır. Gemideki yolcu Montgomery, kaptanla tamamen zıttır ve baş karakterimiz de biraz kendi hayatını kurtarmasından dolayı kaptana karşı Montgomery'den taraftır. Baş karakter Prendick de kaptan tarafından zorla Montgomery'nin gideceği adada bırakılır. Bu adada yaşayanlar