Tamara

Tamara
Sizin ahlakınız benim ahlakım değildir. Vicdanınız da benim vicdanım değildir… Camus. O zaman ne istiyorum? Kendime soruyorum. Cevap hiç değişmiyor. Hiç. Zaten ben de olan o…Hiç. *İmeros: Aşk, tutku istek. “Compos sui”
Ev kadını gibi hissediyordum kendimi bulaşık yıkarken, bulaşık suyunun içinde ölü balıkları andıran ellerim iğrenç görünüyorlardı. Şişko aşçıydı benim patronum.
Sayfa 4·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tanrı insan icadıdır; kadın şeytan icadı. En iyi kitap hiç okumadığın kitaptır; en iyi kadın hiç tanımadığın kadındır…🦋 Buko.
Ağlamadığı için kötü.
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 19:55
Dünyanın Tatlı Kayıtsızlığına Karşı Yaşamak Meursault bana hiçbir zaman yalnızca “duygusuz” bir adam gibi görünmedi. O daha çok, toplumun kendisinden beklediği duyguları oynayamayan biriydi. Annesinin ölümünde gerektiği gibi ağlamadığı için, aşkta gerektiği gibi romantik olmadığı için, ölümün karşısında gerektiği gibi Tanrı’ya sığınmadığı için yargılandı. Belki de onun asıl suçu, bir adam öldürmesinden çok, insanların görmek istediği insan suretini taşımamasıydı. Toplumun insandan beklediği garip bir tiyatro vardır. Yas tutacaksan yüzün belli olmalı, acı çekeceksen sesin duyulmalı, seviyorsan bunu herkesin anlayacağı biçimde göstermelisin. İnsan çoğu zaman içtenliğiyle değil, görüntüsüyle ölçülür. Meursault bu oyunu bozduğu için rahatsız edicidir. Çünkü o hissetmediği şeyi söylemez, inanmadığı şeye eğilmez, ölüm karşısında bile kendini avutacak bir yalan aramaz. Camus’nün Meursault’su bana hayatın absürtlüğünü en çıplak haliyle gösterdi. Doğuyoruz, seviyoruz, yoruluyoruz, çocuklar doğuruyoruz, acılarımıza anlamlar bulmaya çalışıyoruz. Hep bir bahaneyle hayata tutunuyoruz. Ama ölüm var. Hem de kaçınılmaz biçimde var. Otuzunda da ölsek, yetmişinde de ölsek, dünya dönmeye devam edecek. Başka erkekler, başka kadınlar yaşayacak. Güneş doğacak. İnsanlar yemek yiyecek, sevişecek, kavga edecek, uyuyacak. Dünya kimse için durmayacak. Bu düşünce ilk bakışta insanın içini ürpertiyor. Çünkü herkes kendi acısının görülmesini ister. Hatta bazen acıyı başkalarında da görmek isteriz; yalnız yanmamak için dünyanın da biraz kararmasını bekleriz. Oysa Camus bize acımasız ama özgürleştirici bir şey söyler: Dünya bize borçlu değildir. Ne yasımıza, ne sevincimize, ne ölümümüze özel bir cevap vermek zorundadır. Dünya kayıtsızdır. Ama bu kayıtsızlık düşmanca değildir; Meursault’nun sonunda
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,4bin okunma
Seri beğeni yapan biri kadar itici bir şey yok. Salak olduğunuzu bu kadar da beli etmeyin.🤨