Halit TANAS

3/10
·192 syf.··
2026 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 01:22
Konusu haricinde dikkat çeken bir durum ya da bir olay yok. Edebi açıdan çok zayıf. Çalakalem yazılmış bir günlük gibi. Kitabı bitirdiğinizde ben bunu niye okudum diyeceksiniz. Zamanınız değerli, okunması gereken daha güzel kitaplar var. Balon gibi şişirilmiş ederinden fazlaca övülmüş ve reklamı yapılmış bir kitap. Edebi zevkiniz varsa kitaba el bile sürmeyiniz...
Sol AyağımChristy Brown · Nemesis Kitap · 201795bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir Hayal Kırıklığı
Puan vermedi·309 syf.··
2022 23. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2022 03:14
Hayır tavsiye etmem... Güzel bir konu seçilmiş. Herkesin anlatamayacağı, yazamayacağı bir yaraya el atmış yazar. Sadece el atmakla kalmış, anlatamamış çünkü. Konu ve zaman geçişleri problemli. Zaman zaman neyi niçin anlattığının farkında değildi sanki. Gereksiz ayrıntı ve söylemlerle asıl konuyu anlatmaktan uzak kalmış. Asıl anlatmak istediği konuyu tam olarak anlatamamış zaten. Aslında bir romandan daha çok bir anı defteri ya da bir günlük diyebiliriz bu romana. Yazar roman (pardon günlük kahramanları ) kahramanları arasında taraf tuttuğunu o kadar bariz bir şekilde belli ediyor ki okuyunca insan zaman zaman sinir oluyor. Yazar, roman baş karakteri olan Bergljot'u haklı çıkarmak isterken romanın diğer karakterlerini süreç içerisinde değersizleştirir. Neredeyse hepsinin karakter tahlilini yaparak okur yerine karar verip romanı bir sonuca bağlamak istiyor. Okumaya devam ederken ara ara sinir olup yazara kızıyorum "Dur hele okuyucu olarak bunlara da ben karar vereyim." diyorum. Yazar kendi işini kolaylaştırmak için de bir çok roman karakterini roman içerisinde pasifize ettiği gibi Bergljot'un babasının ölümünden sonra olayları anlatmaya koyulur. Bütün her şeyi Bergljot'un ağzından anlattıp romanın diğer kahramanlarına kendilerini anlatma ve savunma fırsatı vermez. Onlara ait görüş ve düşünceler bile Bergljot'un ağzından verilmeye çalışılır. Hele ki Bergljot'un babasının ölümünden sonra kendini haklı bulmak için söylediği şu söz "Ayrıca yaşıyor olma avantajına sahibim." (syf253) okurun Bergljot'a inanmaması için bir büyük bir delil olur. Ölüden hüküm kalkar düsturu ile bakmak gerekir olaya çünkü karşınızda kendisini savunacak bir birey/kişi yoktur. Bugüne kadar susmuş iseniz bundan sonra konuşmanızın bir hükmü var mıdır? Bilemedim. Hele ki karşı tarafın kendini ifade
Edebiyat
MirasVigdis Hjorth · Siren Yayınları · 20216,6bin okunma
Puan vermedi·74 syf.··
2022 12. kitabı
Gregor, sanki Kafka'nın "Babaya Mektup" kitabından fırlamış bir karakter gibiydi. Babasından tiksinmiş, babası tarafından aşağılanmış, değer görmemiş bir insanın bir böceğe dönüşümü, kendisini bir hiç olarak görüşünün hikayesi Gregor'un hayatı... Peki ya herkesin Gregor'a bir şeyler yakıştırmasına rağmen sadece annesinin gözyaşları ile hüznünü dile getirmesi, bize yine anneliğin yüceliğini gösteriyor... Gregor'un hazin sonu ve ailenin hayata yine umutla bakabilmesi, insanın yaşama tutunabilmesi için bahaneler araması gerektiğinin bir göstergesi. Her şey olabilir hayatımızda ama yaşam devam ediyor...
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,3bin okunma
Puan vermedi·282 syf.··
2022 10. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2022 22:14
Zamanınızı güzel eserlere ayırın. Eserde ne üslup var ne de içerik. Reklamlarla şişirilmiş, hem paranızı hem de zamanınızı çalacak bir eser. Romanın son cümlesinden sonra dönüp kendinize "Ben ne okudum?" diye soracaksınız.
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,8bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2022 9. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2022 23:32
AMAE? Bize ait bir kültürün terim anlamını öğrenmiş olduk. Biz de neden adı konulmamış diye de merak etmedim değil... Aslında bize ait olan ancak adı konulmayan nice değerlerimiz var. Bunu biliyorum. Yaşıyoruz, farkındayız ama telaffuz edemiyoruz. Galiba sebebi bazı güzel şeyleri isimsiz bırakmamız... (Sayfa 217)
Edebiyat
Hüzün HastalığıM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 20181,654 okunma