Türkiye’de sağın da solun da Mustafa Kemal’e bakış açısı, nesnel gerçeklere, tarihsel verilere dayanmıyor, ‘kuyruk acılarına’ dayanıyor. Açıkça görülen bir şey var, Mustafa Kemal şu ya da bu şekilde 1919’dan itibaren Anadolu’da kademe kademe vaziyete hâkim olmuş, o kargaşalıkta her birisi kendisine göre bir devrime ya da bir iktidara oynayan çeşitli kişi ve kuruluşları birer birer haklayarak, kendi anladığı iktidarı, kendi tasarladığı Cumhuriyet’i kurmuştur. Bu derece büyük ve çalkantılı bir olayın, arkasında ‘gayr-ı memnunlar’ bırakma ması olası mı? Cumhuriyet sonrası yıllarının, biraz gerici isyanları, biraz İngiliz kışkırtması Kürt isyanları nedeniyle, hayli sıkı bir baskı düzeni içinde geçmesi, bu ‘gayr-ı memnunların’ yakınmalarını açığa vurmalarını engellemiş, rejim Mustafa Kemal’in ölümünden epeyce sonra onun özlediği ideale yaklaşınca (başka deyişle liberal burjuva demokrasisinin asgari koşulları gerçekleşince), Mustafa Kemal aleyhtarlığı sağda da solda da kendisini göstermiştir.
Mustafa Kemal’e İngiliz destek oldu diyen solcu, Lenin’e Almanların destek olduğunu nasıl unutur? Mustafa Kemal’e Bolşevikler destek oldu diyen sağcı, Hristiyan ve Musevi baskısına karşı Müslüman Arapları Sovyetler’in desteklediklerini nasıl unutur?