Doru Yörü

İngiltere Dışişleri Bakanlığı arşivlerinde 3 Nisan 1919 tarih ve 453 numara ile kayıtlı nasıl bir belge vardır, bilir misiniz? Özetleyeyim; Sadrazam Damat Ferit Paşa 30 Mart 1919 günü İstanbul’daki İngiliz Yüksek Komiseri Amiral Caltrophe’a gitmiş, adama bizzat padişah tarafından hazırlanmış olan gizli bir anlaşma taslağının Fransızca çevrimini sunmuştur. Adı geçen belge budur işte, içeriğiyse nedir tahmin edebilir misiniz, hayır mı, öyleyse sıkı durun; bu belge, yâni sözleşme ile son Osmanlı Padişahı Mehmet Vahdeddin’in “yabancılara karşı bağımsızlığını koruması, iç güvenliğini sağlaması” için Türkiye’yi on beş yıl süre ile İngiltere’ye sömürge olarak teklif etmiştir. İngiltere İmparatorlukta uygun gördüğü her yeri işgal edebilecek, istediği her şeyi yaptıracak, Vahdeddin’in kafasına göre böylelikle “ülkenin bağımsızlığı ve iç güvenliği” korunmuş olacaktır, ne “dehşetengiz” bir tasarı değil mi?
Sayfa 147 - İşbankası Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Türkiye’de sağın da solun da Mustafa Kemal’e bakış açısı, nesnel gerçeklere, tarihsel verilere dayanmıyor, ‘kuyruk acılarına’ dayanıyor. Açıkça görülen bir şey var, Mustafa Kemal şu ya da bu şekilde 1919’dan itibaren Anadolu’da kademe kademe vaziyete hâkim olmuş, o kargaşalıkta her birisi kendisine göre bir devrime ya da bir iktidara oynayan çeşitli kişi ve kuruluşları birer birer haklayarak, kendi anladığı iktidarı, kendi tasarladığı Cumhuriyet’i kurmuştur. Bu derece büyük ve çalkantılı bir olayın, arkasında ‘gayr-ı memnunlar’ bırakma­ ması olası mı? Cumhuriyet sonrası yıllarının, biraz gerici isyanları, biraz İngiliz kışkırtması Kürt isyanları nedeniyle, hayli sıkı bir baskı düzeni içinde geçmesi, bu ‘gayr-ı memnunların’ yakınmalarını açığa vurmalarını engellemiş, rejim Mustafa Kemal’in ölümünden epeyce sonra onun özlediği ideale yaklaşınca (başka deyişle liberal burjuva demokrasisinin asgari koşulları gerçekleşince), Mustafa Kemal aleyhtarlığı sağda da solda da kendisini göstermiştir. Mustafa Kemal’e İngiliz destek oldu diyen solcu, Lenin’e Almanların destek olduğunu nasıl unutur? Mustafa Kemal’e Bolşevikler destek oldu diyen sağcı, Hristiyan ve Musevi baskısına karşı Müslüman Arapları Sovyetler’in desteklediklerini nasıl unutur?
Sayfa 120 - İşbankası Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Bizim Şam vilayeti Suriye, Bağdat vilayeti Irak olmuştur, o kadar iki ayrı ulus olmuştur ki bu iki vilayet, bırakın halifesi başındaki yeni bir Osmanlı toplumuyla organik bütünleşmesini, kendi arasında bile uyuşamamakta, üstelik ikisi de Arap, ikisi de Müslüman, ikisi de Baasçı olduğu halde, birbirlerine diş gıcırdatmaktadır. Ulus gerçeğinin, ümmet gerçeğinden çağımızda çok daha baskın olduğuna bundan iyi kanıt mı istersiniz?
Sayfa 112 - İşbankası Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
II. Abdülhamit
Sorarım size, Osmanlı mülkünü Alaman İmparatoru Wilhelm’e peşkeş çeken o değil midir? Halifeliğini kendisinden önceki padişahlardan farklı olarak fazlaca ön plana çıkar­ması, Müslümanlığa düşkünlüğünden miydi dersiniz, hiç sanmıyorum, açıverin Alman belgelerini, İngiliz İmparatorluğunu güç duruma düşürmek, sömürgelerindeki Müslüman halkları kışkırtmak için bunun Wilhelmstrasse tarafından (Alman Dışişleri Bakanlığı) Abdülhamid’e telkin edilmiş bir oyun olduğunu öğrenirsiniz. Şimdiki çiçeği burnunda Osmanlıcıların Mustafa Kemal’in sırtına yüklemeye kalkıştıkları Batı taklitçiliğinin kökeni, Osmanlının son iki yüz yılına damgasını basmıştır be!
Sayfa 109 - İşbankası Yayınları·Kitabı okudu
Çoğu, ‘yüksek’ uzmanlıklarını bilinmez hangi kaynaklı Amerikan burslarıyla Amerikan üniversitelerinde yapmış bu yiğitler, İngilizlerin Mustafa Kemal’i ortadan kaldırmak için, Kuva-yı Milliye Ankarası’na, Mustafa Sagir diye özel suikastçı bir ajan yolladıklarını unuturlar da; Devlet-i Aliyye’yi kurtarmak için, bütün ümitlerini ‘İngiltere devlet-i fehimelerine’ bağlamış Damat Ferit’le Halife Vahdettin’in yerine onu koymaya kalkışırlar. İşin tuhafı, yutan da bulunur bu dolmayı.
Sayfa 107 - İşbankası Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam