Bir kere daha anlaşıldı ki Türkiye'de aydın, bilimsel verileri bilimsel yöntemlerle değerlendirip bireysel bileşimlere varan kişi değildir, gidişata göre şu ya da bu arabaya binip onun türküsünü çağıran adamdır. Bu kuralın dışında sayılabilecek aydınların kökünü bir kurcalayın, işçiden, köylüden, esnaftan geldiklerini görüp şaşıracaksınız.
… insanları koşulları içinde değerlendirmeye çalışırım. Görünüşteki aslanların çoğu, iki kuvvetindeki bir depremde, dizlerinin bağı çözülecek olanlardır.
Suspus olmuş, hele iktidar iddialarından vazgeçmiş muhalefet olur mu hiç; olursa, o rejim gerçek anlamıyla çok partili seçim demokrasisi sayılır mı, sorulacak sorudur.
Benim bildiğim, seçim demokrasilerinde muhalefetin iktidarı yakından, gözünün yaşına bakmaksızın denetlemesi, açığını yakaladıkça insafsızca vurup, kendisini, gelecek iktidar için halk oyuna beğendirmeğe çalışması, başlıca görevidir.