Çünkü bizde politik anlayışı olmayan, ulusal kültürden ve toplumdan kopmuş kişiler, Osmanlı sisteminin çökme yıllarında medreseden yetişen ulema olmuştur. Bütün bildikleri Hazreti Muhammet ve Hazreti Ömer devleti. Dilleri Türkçe değil, Arapça. Türkçeyi evde karıları ve çoluk çocuklarıyla konuşurken, bir de çarşıda pazarda avam halkla işleri olduğunda kullanırlardı.
… devletin mülkiyet sahibi olması, elinde güç olmasından ileri gelir. Bu gücü kaybedince mülkiyet hakkını da kimse dinlemiyor, toprak kapanın elinde kalıyor ve o zaman ileride göreceğimiz «derebeylik» dediğimiz şey meydana geliyor.
Bir defa nafia işlerinin çoğunu devlet yapmıyor. Birçok işler vakıf gelirleriyle yapılıyor. Bunlar ise devlet maliye ve bütçelerine girmiyor. Devlet, toprak vergisi gelirlerinin önemli bir kısmım Sipahi beylerine bırakıyor. Yani ne onlara maaş veya ücret veriyor, ne de onlar topladıkları vergileri yolluyorlar, bir nevi takas yapılıyor.