La Villa; geçmiş ve şimdinin hatırlayışlar, özdeyişler ve hesaplaşmalarla bir araya getirildigi incelikli bir anlatı. İnsanın yaşarken kaçırdığı nokta, sadece kendi yaşamına odaklanıyor oluşu. Oysa geçmişi, yani güzel günleri geride bırakanların; şimdinin başkalarının geçmişi olduğunu kavraması gerekli. Filmin tam olarak yaptığı bu bakış açısını görünür kılması. Ve bu bakışla hiç eskimeyen bir umudun ne kadar yakın olduğunu hissettirmesi...
Modern zamanların hikâyesi, insanı topraktan ayırmanın hikâyesidir. Modernlik; insanı öncelikle harcındaki topraktan ayırmış ve hakikatinden uzağa taşımıştır, hakikatinin uzağına düşen insan, cismani doyumların pençesinde kıvranan bir varlığa dönüşünce de bu dönüşümü baki kılacak adımı atmış ve insanı somut olarak da topraktan ayırmıştır. Aynı zamanda kentleşme olarak da adlandırabileceğimiz bu süreç; yeniliklerin, ulaşım ve iletişim araçlarının gelişimi ile kırsal alanlara sirayet etmesi ile hızlanmıştır. Başka dünyaların varlığından haberdar olan insan, yeni dünyanın ayartıcılığına direnememiş ve ona teslim olmuştur. İnsanın fitratına hükmeden tüm bu değişim, bilinçte onarılması güç yaralar açmış ve insan ile fitrati arasına mesafe koy muştur. Vicdanın sesine sağır olan, merhamet etmeyen ve acımayan insan, bu sürecin mahsulüdür.