Nehirlere doğru uzanan gümüş, güneş saatleri, dostun omuzumdaki elini, sonra o baharat kokulu ovalarda ayak üstü sevişmelerimizi hatırlıyorum. Düşüncemin yöresinde kızıl güvercinlerin uçuşu gürlüyor..
Beyaz gövdeli zenci köpeklerimiz var.
Adları da var.
Ama onlar birer heykel. Çağırınca gelmiyorlar artık. Cennetin kapısını bekliyorlar. Karla karışık toprağa gömülebilmek için kulakları dik donuyorlar!