“Kurtuluş” dedim. “Ankara’da bir mahalle.” Fazlası değil. Belki bir de Bob Marley’in en iyi şarkısı. Daha fazla düşünmeye gerek yok. Adı her yerde, kendisi yok! Kurtulmaya gelmiyoruz dünyaya. Daha da saplanmak için buradayız. Dibine kadar. Onun için çürüyor bedenlerimiz ölünce. Mısırlılar uğraşmış efendileri kurtulsun diye. Ama nafile. Çaresi yok. Kurtuluşu beklemek yararsız. Gelmez çünkü. Kontenjan dolmuş.
Hakan Günday/Kinyas ve Kayra
“İstemeden varım, istemeden öleceğim. Olduğum şeyle olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum, birer hiç olan şeylerin ortasındaki soyut ve tensel noktayım.”
“Çok uzun zamandır mutsuzum. İntihar benim için yeni bir şey değil. Elbette bardağı taşıran damlalar oluyor. Ama taşan bir bardakta birkaç damlayı sorumlu tutmak çok doğru gelmiyor bana. Son aylarda sürekli bu fikirle uyanıyorum. Hayatımın geri kalanına devam etmek için istek duymuyorum. Bu kısır döngüyü kıramadım.” -Mehmet Pişkin