Madem ki hiçbir şeyi değiştirmeye iktidarı yoktu,her şey evvelden çizilen bir yolda yürüyecekti,o halde aklı başında bir insan,olanları tebessümle seyredip sırasını beklemeliydi.
O kendine güvenen ve dünyaya meydan okuyan tavırdan Yusuf'ta eser kalmamış denilebilirdi.Konuşurken gözlerini insana dikip sert sert ve"Söyleyeceğin bu manasız şeyler miydi?"demek isteyerek bakmıyor;hatta çok kere ,yarım bıraktığı bir sözü karşısındakinin tamamlamasını,yani sonuna kadar götüremediği bir düşünceyi toparlamakta kendisine yardım edilmesini bekliyordu.
Tipi,çatının üzerinde gümbürdedi,sonra bacanın içinde gürüldedi ve bacadan çıkıp pencerenin önünde hışırdadı ve kayboldu.
Kah uluyor vahşi bir hayvan gibi
Kah ağlıyor çocuk gibi.