Tahir Aksoy

Tahir Aksoy
@TahirAksoy
Kitap okumayı çok seven,her gün yeni bilgiler öğrenmeyi, doğa gezilerinde fotoğraf çekmeyi kendine hobi haline getirmiş, bisiklet turunu, yürüyüşü ve denizde yüzmeyi hayatının merkezine koyan kendi halinde münzevi bir kitap kurdu :)
Kaptanlık yetkisi uygun biçimde verilirse, iki tarafın da kazançlı çıkacağı ve sonunda daha az zamanda daha çok işin tamamlanacağı kanısındayım. Zamanını birebir temelinde etkili biçimde yetki vererek kullanan iyi örgütlenmiş bir ailenin, herkesin her şeyi günde yaklaşık bir saat içerisinde yapabileceği şekilde işleri düzene sokabileceğine inanıyorum. Ama bunun için sadece üretim değil, insanın yönetime gönülden talip olabilmesi gereklidir. Odak noktası etkililiktir, verimlilik değil. Şu odayı bir çocuktan kesinlikle daha iyi derleyip toplayabilirsiniz kuşkusuz, ama önemli olan, çocuğa bu işi yapma gücünü vermek istemenizdir. Bu da zaman alır. Eğitim ve gelişimle ilgilenmeniz gerekir. Evet, zaman alır, ama akıp giden bu zaman ne kadar da değerlidir! Uzun vadede size çok şey kazandırır. Bu yaklaşım, yepyeni bir yetki paradigmasını devreye sokar. Aslında, ilişkinin doğasını değiştirir: Kaptan, kendi kendisinin patronu haline gelir ve üzerinde anlaşmaya varılmış istenen sonuçlara bağlılığı gerektiren vicdanı tarafından yönetilir. Kaptanlık yetkisiyle ilgili ilkeler doğrudur ve her türlü duruma ya da insana uygulanabilir. Olgunlaşmamış insanlar söz konusu olduğunda istenen sonuçların sayısını azaltır ve daha fazla kural koyarsınız. Daha fazla kaynak gösterir, daha sık hesap ister ve daha çabuk değerlendirmeler yaparsınız. Daha olgun kişilerden istenen sonuçlar daha zor, kurallar daha azdır. Daha az aralıklarla hesap istersiniz. Kıstaslarınız daha az ölçülebilir ama daha belirgindir. Etkili yetkilendirme, belki de etkili yöneticiliğin en iyi göstergesidir, çünkü hem kişisel hem de kurumsal gelişimin temelini oluşturur.
Sayfa 232 - Varlık Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kaptanlık Yetkisi Vermek
Kaptanlık yetkisi vermenin odak noktası yöntemler değil, sonuçlardır. İnsanlara yöntemi seçme hakkını tanır ve onları sonuçlardan sorumlu tutar. Başlangıçta daha fazla zaman alır, ama harcanacak zaman iyi bir yatırımdır. Kaptanlık yetkisi vererek manivelanın dayanak noktasını kaydırıp, kaldırma gücünü artırabilirsiniz. Kaptanlık yetkisi vermek, beş alandaki beklentiler bakımından peşinen karşılıklı anlayış ve bağlılık gerektirir. İSTENİLEN SONUÇLAR. Başarılması gereken şey konusunda açık bir karşılıklı anlayış yaratın. Odak noktanız nasıl değil, ne; yöntemler değil, sonuçlar olsun. Zaman harcayın. Sabırlı olun. İstenilen sonucu gözünüzün önünde canlandırın. Karşınızdaki kişinin onu görmesini, tanımlamasını, sonuçların nasıl olacağı ve ne zaman elde edileceği konusunda kaliteli bir bildirge oluşturmasını sağlayın. KURALLAR. Söz konusu bireyin hangi parametreler içinde çalışacağını belirleyin. Yöntemlerin devredilmesinden kaçınabilmek için bunlar mümkün olduğu kadar az sayıda olmalı, ancak önemli kısıtlamaları da içermelidir. Kaptanlık yetkisi verdiğiniz kişinin, sonuçlara ulaşması koşuluyla istediğini yapabileceğini düşünmesini ve bu arada süregelen bir geleneksel uygulamayı ya da değeri çiğnemesini istemezsiniz. Bu, inisiyatifi öldürür ve emireri yöntemine dönmeye neden olur: "Ne yapmamı istediğini söyle ki, yapayım." Verilen işin başarısızlığa uğrayabilecek yanlarını biliyorsanız, onları açıklayın. Dürüst ve açıksözlü olun. Karşınızdaki kişiye bataklığın yerini ve vahşi hayvanların nerede bulunduğunu söyleyin. Tekerleği her gün yeniden icat etmek istemezsiniz sanırım. İzin verin de, insanlar sizin ya da başkalarının hatalarından ders alsınlar. Başarısızlığa gidebilecek yolları, yapılmaması gereken şeyi işaret edin, ama ne yapmaları gerektiğini söylemeyin. Onları
Sayfa 226 - Varlık Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
Bir üretici istenilen sonuçlara erişmek, altın yumurtayı elde etmek için ne gerekiyorsa onu yapar. Bulaşık yıkayan bir anne, taslak çizen bir mimar ya da bilgisayarda mektup yazan bir sekreter, üreticidir. Ne var ki bir insan altın yumurtalar üretmek için başkalarından ve sistemlerden yararlandığı zaman, karşılıklı bağlılık açısından bir yöneticiye dönüşür. Bulaşık yıkama işini çocuğuna devreden bir anne, yöneticidir. Baska mimarlardan olusan bir ekibi yöneten bir mimar, yöneticidir. Diğer sekreterleri ve büro personelini denetleyen bir sekreter, büro yöneticisidir. Öte yandan bir yönetici, bir saatlik çabayla ve etkili bir yetkilendirme yoluyla on, elli ya da yüz birimlik bir sonuç elde eder. Yöneticilik, esas olarak manivelanın dayanak noktasını ileri kaydırmaktır, etkili bir yönetimin anahtarı ise başkalarına yetki vermektir.
Sayfa 223 - Varlık Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
Bütün yaptıklarımızı, zamanı ya da insanları yetkilendirerek başarırız. Zamanı yetkilendiriyorsak verimliliği; başka insanları yetkilendiriyorsak da etkili olmayı düşünüyoruz demektir. Birçok kişi başkalarına yetki vermeye yanaşmaz. Çünkü bunun çok fazla zaman ve çaba gerektirdiğini, işi kendisinin daha iyi yapabileceğini düşünür. Oysa, başkalarına etkili biçimde yetki vermek, belki de insanları harekete geçirecek en güçlü etkinliktir. Sorumluluğu eğitilmiş, usta kişilere devretmek, enerjinizi diğer güçlü etkinliklere yöneltmenizi sağlar. Yetki vermek, hem bireyler hem de kurumlar için gelişim anlamına gelir. Merhum J.C. Penney, verdiği en akıllıca kararın, artık her şeyi tek başına yapamayacağını anladığı zaman "dizginleri bırakmak" olduğunu söylemesiyle anımsanır. Çok uzun bir zaman önce verilen bu karar, yüzlerce mağaza ve binlerce insanın gelişip büyümesini sağlamıştır.
Sayfa 223 - Varlık Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap
4. Kuşak Zaman Yönetimi
İnsanların üçüncü kuşak zaman yönetimi gereçlerine direnmelerinin bir nedeni de, doğallık ve esnekliklerini kaybederek katılaşmalarıdır. Bu gereçler insanları programlara boyun eğdirir, çünkü üçüncü yönetim kuşağının verimlilik paradigması, insanlar nesnelerden daha önemlidir ilkesiyle uyumsuzdur. Dördüncü kuşak gereci bu ilkeyi kabul eder. Verimlilik değil de etkililik bakımından ele alınması gereken ilk kişinin kendiniz olduğu gerçeğini de kabul eder. II. Kare'de zaman geçirmeniz, ilkeleri anlayıp yaşamınızın merkezi haline getirmeniz, günlük kararlarınızı yönlendirmesini istediğiniz amaç ve değerleri açıkça belirlemeniz için sizi teşvik eder. Dengeli bir yaşam kurmanıza ve günlük planlamanın kısıtlamalarından kurtularak, her şeyi haftalık bir düzene oturtup programlamanıza yardımcı olur. Daha yüksek bir değer planladığınız şeyle çatıştığı zaman da, özbilincinize ve vicdanınıza dayanarak çok önemli olduğuna karar verdiğiniz ilke ve amaçlara sadık kalmanız için size güç aşılar. Bir yol haritası yerine, bir pusula kullanıyor olursunuz. Özyönetimin dördüncü kuşağı, üçüncüye kıyasla beş önemli açıdan daha ileri düzeydedir. Birincisi, ilke merkezlidir. II. Kare'ye lafla bağlı değildir; zamanınızı, gerçekten önemli ve etkili olan şeyler bağlamında görmenizi sağlayan merkezi paradigmayı yaratır. İkincisi, vicdan tarafından yönlendirilir. Yaşamınızı en köklü değerlerinizle elinizden geldiğince uyum içinde düzenleme fırsatını sağlar. Aynı zamanda, programınızı daha yüksek değerlere gönül rahatlığıyla tabi tutma özgürlüğünü de verir. Üçüncüsü, değerler ve uzun vadeli hedefler de dahil, kendinize özgü misyonunuzu tanımlar. Bu da günlük yaşantınıza yön ve amaç duygusu katar. Dördüncüsü, rollerinizi belirleyerek hayatınızı dengelemenize yardım eder. Bütün kilit roller için
Sayfa 222 - Varlık Yayınları·Kitabı okudu
1000Kitap