Bende de ,ne dersem diyeyim,kendi kast zihniyetim var.Hem zenginlere hem de yoksullara karşı her zaman tiksinti duydum.Benim sosyal vatanım ikisinin arasında yer alıyor.Ne mülk ne de talep sahiplerine dahilim.Ben, ne zenginlerin miyopluğundan ,ne açların körlüğünden mustarip olduğu için dünyaya bilinçli bakabilen orta tabakadanım.
Fransız devrimi zamanında ilan edilen' İnsan ve yurttaş hakları Beyannamesinde kadınların da bu hakların kapsamına dahil edilip edilmedikleri,eğer edilmişlerse niye Fransa'da oy kullanma hakkını ancak ikinci dünya Savaşından sonra elde ettiklerini sorabilirsiniz.Tabi gerçek şu ki bu kanun önünde eşitlik beyanına kadınların dahil edilmedikleri,lakin buradan hareketle onların bilinçli olarak safdışı bırakıldıkları sonucuna varılmaz.Gerçekliğin bu yönü o dönemde yaşamış insanlar açısından tasavvur edilemiyordu,"görülemiyordu"bu kadar.Bunları bir yana bırakırsak günümüzde buna benzer durumları yaşadığımızı yakın zamanda "görmeye" başladığınızda tekrar kısır döngü başlamış olacaktır.Ama benim gibi hakikatı bağıranlar da hiç bitmeyecek.Ama gel de gör ne kadar etkili acaba?