Taner Tan

Taner Tan
@TanerTan

Taner Tan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·208 syf.·
2020 28. kitabı
Muhammed İkbal
8.5/10 · 115 okunma
Reklam

Taner Tan

, bir kitabı okumaya başladı
Zülfü Livaneli
7.5/10 · 22,3bin okunma
10/10
·632 syf.··
2020 26. kitabı
Eğer bir Oblomov isen, hayatın plan yapmak ve bu planları uygulamamakla geçer. Binlerce plan yaparsın hayatın boyunca. Hatta planın planını bile yaparsın. Uygulaması başlamadan değişiverir planın. Plan yapmak için bile plan yaptığın zamanların olur. Öyle her yerde plan yapamazsın. Plan yapmak için planlı bir ortama ihtiyacın vardır çoğu zaman. Planlı yaşayan kardeşlerime selam olsun! Yataktan kalktım diyene kadar 5 saat geçer, çok uyumaktan yorulduğun için tekrar yatıp uyursun. Kısır döngüye girer yaşam ve yorgunluk-uyku döngüsünde devam eder. Bir Oblomov isen, Oblomov’luğunun nişanesi olan bir şey vardır üstünde. Hep yanındadır senin. Bizim Oblomov’un hırkası var malum. Senin belki bir terliğin, kazağın ya da sabahlığın olabilir mesela. Yatmaktan neticesi ağrımış ve plan yapmaktan beyni yanmış adama Oblomov denir. İşte bu Oblomov’un neden Oblomov olduğunu, Oblomov olmayan kişi anlamaz. Oblomovluk bir kavramdır ve aynı zamanda bir canlı türüdür. Bir de Zagar var. Oblomov’un yardımcısı. Eğer bir Oblomov isen, yardımcın Zagar olacak arkadaş! Ayrı bir canlı türü. En az Oblomov kadar planlı ve titizdir Zagar. Oblomov’un bir de çok fark edilmeyen yanı vardır. Zamana ayak uyduramıyor zavallı. Örneğin, boş geliyor ona dost meclislerinde edilen muhabbetler. Hayat böyle yaşanmaz diyor, para, makam, sahte aşk peşinde koşanları anlayamıyor. Kendini yatağına gömmesinin en büyük sebebi de hayatın yaşanmaz ve sıkıcı olduğuna inanmasıdır. Ayrıca, kin biriktirmez Oblomov. Kazıklanacağını bilse dahi “Bi kulağımın arkası kaldı, gel ona da şey et…” diyecek kadar diğergamdır. Oblomov, bir olgudur. Sadece bir roman karakteri olarak görmeyin onu. O içimizde ve her yerde. Ne yalan söyleyeyim, bazen ben de bir Oblomov’um.
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
8/10
·153 syf.··
2020 25. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2020 04:16
Gerçekten "Sıradışı Bir Ödül Töreni" okudum. Sadece tören değil, kitap da sıradışıydı :) Hikayenin başlangıcı, gelişmesi ve sonucu arasında inanılmaz fark var. Bu anlamda şaşırtıcı bir son sizi bekliyor diyebilirim. Kitabın sonundaki ödül töreni, hikayede anlatılan aşkların, ideallerin köküne kibrit suyu dökmüş. Kitabın sonunda, ana karakteri oluşturan Nezaket'in ideallerine kavuşmasını ve aşkıyla buluşmasını ya da yazarın diğer bir hikaye kitabı olan "Zafer Yahut Hiç" kitabındaki gibi bir trajedi bekliyorsunuz, ama hiçbiri olmuyor. Beklenilmeyen bir kurguyla bitmesi de bir yandan iyi olmuş dedirtiyor. Zira, öbür türlü yine bir yeşilçam havasında bitecekti kitap. Ödül töreninde yaşanan absürtlükler ve trajikomik hadiselerle aslında bir çok çarpıklığa değinilmiş hikayede. Organizasyonu üstlenen ve ödül alacak kişileri belirleyen avukatın, Nezaket'in "Aşkolsun hocam! Bu manyakları bulmak için çok mu çalıştınız?" sorusuna, "Gazetelere baktım, sanat dergilerine. Edebiyat hocalarına sordum, televizyonu takip ettim. Ne bileyim ben, metropolde değiliz, taşradayız. Baktım en çok bunların sözü ediliyor, gündemde bunlar var." şeklinde verdiği cevapta saklı aslında ironi. Medyanın, aslında "değer" değil, "popülarite" ürettiği, bu popülaritenin kalitesizliği anlatılmış hikayenin "sıradışı tören" kısmında. Kitabı ilk bitirdiğim an, şaşırdım, dumura uğradım diyebilirim. "Bu nasıl son arkadaş", dedim. Fakat sindirmek için biraz beklemek lazım demek ki. Ne bileyim, hikayenin kurgusu biraz garip olsa da, ayrı bir lezzet aldım. Bu arada,hikayenin kurgusu açısından hiçbir önemi olmasa da kitapta yer alan bir yanlışlığa değinmek istiyorum. Sadece okuduğum baskısında mı var, yoksa halen basılmakta olan kitaplarda da bu yanlışlık var mı bilmiyorum. Okul müdiresi Saadet Hanım'ın hayatına
Sıradışı Bir Ödül TöreniMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20131,520 okunma