Hedef bir kitap okumak değil,okuyan birine dönüşmek ve okuduklarından ders alıp onlardan bir hayat oluşturmak. Nacizane; Hüseyin ve Çılgın Harfler - Vay Canına! Kitaplarının yazarı :)
Şebnem İşigüzel'in Venüs kitabından sonra özellikle Serpil'in önerisi ile okudum. Kitaplar çok pahalı artık güç yetmiyor, bir uygulamadaki kampanya ile kendi fiyatından daha ucuza aldım. Böyle durumlarda altın bulmuş gibi seviniyor insan.
1876 yılında Gözyaşı Konağına sürgün gelen, kimden hamile kaldığını bir türlü ailesine söyleyemeyen Emine'nin hikayesini okuyorsunuz kitabın sonuna kadar.
Ben Venüs'ü daha beğenmiştim sanırım. Bu kitapta çok fazla önerme çok fazla hikayeden büyük laflar vardı. Evet bir çoğu güzeldi ama bir süre sonra "offf yeter" diyorsunuz ya da bu sıralar bu önermelere açık değilim.
Hikaye ile birlikte o dönemin siyasi ortamı da romanda yer alıyor. Gerçi yazar bu siyasi konulara pek fazla girmiyor, kısaca değinip geçiyor. Daha çok toplumun değer yargılarını, erkeklerin baskısını, kadınların haktan hukuktan yoksunluğunu, erkek hegemonyasını dile getiren bir kadın hikayesi anlatıyor.
Kısa ve herkesin anlayabileceği türden yazması okunması için o zamanları kolaylaştırmış.
Diğer kitaplarını da okuyacağım bir yazar oldu Şebnem, kalemine sağlık. Sevgiler.
"Hayatta kapanmayacak yara yoktur. Siz sadece o yaşadığınızın gelip geçici olduğunu düşünün yeter. Siz "Ne yapalım böyle
oldu," deyin yeter. "Zaman, dünya, kader
alem, hayat, şimdilik bana bunu verdi, böyle verdi," deyip geçin gidin yeter.
Güçlù olmak yerine yumuşak bir dal parçası gibi eğilin, bükülün. Sonra size bunları yapan zorba gücűn elinden kurtulur kurtulmaz eski halinize dönůn. "Kaderinize boyun eğin"
manasında değil bu söylediklerim Zorlukları aştıktan sonra yukılmayın diye söylüyorum. "Hayat bu," deyin. Iște o zaman tadına varırsınız guzelliklerin. Yoksa mutsuzluktan
sonra gelen mutluluğu tanımazsınız. bilemezsiniz, kendinizi mutsuzluğa hapsederek yașar gidersiniz. Evet söylemek kolay. Yaşamak en zoru."