Tansu DELİCE

Tansu DELİCE
@Tansu4606
TANRI TÜRK’Ü KORUSUN!
“Ah, bu bir zamanlar arzuladığından çok daha zor bir muharebeydi. Yaşlı savaşçılar bile bunu denememeyi tercih ederlerdi. Çünkü açık havada, kargaşanın ortasında, henüz genç ve sağlıklı bir bedene sahipken, zafer borularının öttüğü anda ölmek güzel olabilir; ama bir hastane koğuşunda uzun uzun acı çektikten sonra ölmek daha kötüdür herhalde.”
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“Drogo, zamanın akışının durduğunu zannetti. Bir büyü bozulmuş gibiydi. Son zamanlarda burgaç giderek yoğunlaşmış, sonra aniden ortada hiçbir şey kalmamıştı; dünya yatay bir kıpırtısızlık içinde duruyor, saatler boşu boşuna çalışıyordu. Drogo yolun sonuna gelmişti; işte, gri ve tekdüze bir denizin bomboş sahiline varmıştı artık ve çevrede ezelden beri ne bir ev ne bir insan, ne bir ağaç vardı.”
Alıntı
“Drogo’nun tüm yaşamı, dünyadan tamamen tecrit edilmiş bir şekilde orada geçmişti; otuz yılı aşkın bir süre düşmanı beklemek için kendini her türlü zevkten mahrum kılmış, şimdi ise, tam düşman gelirken kovulmuştu.”
Alıntı
“Drogo, bir kez daha Bastiani Kalesi'ne çıkan vadiyi tırmanmaktaydı, ömründen on beş yıl daha eksilmişti. Ne yazık ki, kendisinde hiçbir değişiklik hissetmiyordu; zaman çok çabuk geçmiş, ruhu yaşlanmaya vakit bulamamıştı. Ve geçen saatlerin yarattığı karanlık endişe her gün biraz artsa da Drogo hala asıl önemli olan şeyin henüz başlamadığı fikrinde inat etmekteydi. Giovanni, sabırla o hiç gelmeyen anı bekliyordu, geleceğin feci derecede kötüleştiğini, artık hiçbir şeyin eskisi gibi, yani önündeki zamanın kendisine uzun bir dönem, harcamakla tükenecek bir servet gibi göründüğü zamanlardaki gibi olmadığını görmüyordu.”
Alıntı
“Drogo, insanların her zaman birbirlerinden uzakta olduklarını fark etti; birisi acı çektiğinde, acısı sadece kendisine ait oluyor, hiç kimse o acıyı birazcık olsun dindiremiyordu; bir insan acı çektiğinde, duydukları sevgi ne kadar büyük olursa olsun, diğerlerinin bu yüzden acı çekmediklerini ve yaşamdaki yalnızlığı işte bu durumun oluşturduğunu fark etti.”
Alıntı