Edebiyatımızın usta müellifinden harika bir şâheser. Şu kadarını söylemek iktizâ ederse Türk edebiyatı meraklısı ve muhabbeti olan her kārînin mutlaka okuması gereken bir eser. Muhteviyâtına gelecek olursak, sizi Osmanlı’nın son dönemleri İstanbul’unda hayâtını idâme Hayri İrdal isimli baş kahramanımızın otobiyografisi bekliyor kitap boyunca. Mezkûr kahramanımızın velâdetinden îtibâren başlayan bu hikâye onun hayâtını neredeyse bütün teferruâtlarıyla önümüze seriyor. Fakat sakın bu teferruâtların fuzûlî mâlûmatlar olduğunu zannetmeyin aksine o devirde yaşamış Osmanlı cemiyetinin muhtelif sınıflarından, muhtelif dinlerinden insanların haytlarına, fikir dünyalarına, gündelik yaşantılarında neler yaptıklarına dair çok güzel şeyler bulacaksınız. 50, 60 kişinin yaşadığı bir konak hayatından, simya ilmiyle iştigal eden Hristiyan bir eczacıdan ve de bir Bizans komutanının kayıp hazinesini arayan bir meczuptan ve tabi ki de zikretmeden geçemeyeceğim, Hayri İrdal Beyle Halit Ayarcı’nın beraberce teşekkül ettirdikleri Saatleri Ayarlama Enstitüsünden bahsediyorum. Bu harika eseri okumanızı şiddetle tavsiye diyorum.