Günün birinde aklın ışığıyla aydınlanan nihilist, bir şapelin mihrabın süsleyen ilah ve azizlarin resimlerini paramparça etti, mumları söndürdü, hiç vakit kaybetmeden yerilerine Büchner ile Moleschott gibi birkaç ateist filozofun eserlerini koydu. Sonra da mumları saygıyla yeniden yaktı. Dini inancın nesnesi değişmişti ama dini duyguların değiştiğini söyleyebilir miyiz?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Psikoloji açısından ise kitle tabirinin bambaşka bir anlamı vardır. Bazı belirli durumlarda ve yalnızca bu durumlar için geçerli olacak şekilde bir insan topluluğu, onu oluşturan kişilerinkinden çok farklı ve yeni özellikler edinir. Bilinçli kişilik ortadan kalkar, her bireyin duygu ve düşünceleri aynı istikamete yönelir. Şüphesiz geçici fakat belirgin özellikler sergileyen kolektif bir ruh meydana gelir. Böylece topluluk, daha yerinde bir ifade bulamadığım için 'organize kitle' diye adlandırdığım şeye veya başka bir tabirle 'psikolojik kitleye' dönüşür. Bu kitle, tek bir varlık halini alır ve kitlelerin 'zihni birliği yasasına' tabii olur."
" Zor bir iş diyebileceğimiz kitleleri yönetmek için değilse de kitleler tarafından yönetilmemek için bugün bir devlet adamının en önemli dayanağı, onların psikolojilerini anlamaktır. "