1-Hayatta büyük konuşma
2-Bir şeyi istiyorsan da inan.
Burası benim sahaff dükkanım .o tozlu raflar da benim ..
Instagram.com/taskinn_07
#bibliyoterapi
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski tarafından yazılmış bir başyapıttır (Vremya dergisindeki yazı serisinin derlenmiş hali roman oluyor).
Dostoyevski bu kitapta bireyi anlatıyor elbette birey üzerinden toplumuda işliyor. İşlediği birey üzerinden onun gibi olan insanlara da ayna tutuyor. İnsanlar duygularını ve düşüncelerini çoğu zaman tam olarak açığa vurmazlar çünkü birlikte yaşadıkları toplumun kendilerine yönelik eleştirilerinden çekinirler. İnsanın toplum içinde sergilediği düşünce ve davranışları, insanın yüzeyde ya da yerin üzerinde görünen yönleridir. insanın görünmeyen yönleri, sergilediği davranışına ve düşüncesine yansıtmadıkları ise yerin altında kalmaktadır. İşte bu kitabın konusuda tam olarak budur. İnsanla ilgili derin gözlemler yapmış olan Dostoyevski bu eserinde, insanın yerin altında kalan hareket ve düşündelerinden kesitleri açığa çıkarmaktadır. Bu kesitler, herkesin bildiği ama genellikle itiraf edilmeyen veya açıkça söylenmesi istenmeyen kişilikteki tortulardır. Toplumsallığımız bunları yerin altında bastırmamızı salık vermektedir. Bununla ilgi şöyle diyor ana karakter: ‘Ben kendi hayatımda, sizin cesaret edemeyip yarıda bıraktığınız şeyleri sonuna kadar götürdüm, o kadar; üstelik siz tabansızlığınıza sağduyu diyor, böylece kendi kendinizi aldatarak avunuyorsunuz. Buna göre ben sizden daha "canlı"yım. Daha yakından bakın! Biz bugün "canlı"nın nerede yaşadığını, neden ibaret olduğunu, adını sanını bile bilmiyoruz...İnsan olmak, yani gerçek, kendi vücuduna sahip, kanlı canlı bir insan olmak dahi bize güç geliyor; bundan utanıyor, ayıp sayıyor, bildik, genel anlamda insan olmaya çabalıyoruz hep.’ İşte konunun özeti genel olarak bu aslında. Hepimizin içinde var olan açığa çıkarmadığımız yerin altında sakladığımız o karanlık tarafa bir nebze olsun ışık
Melih Cevdet ve Oktay Rifat'ın da "sen bizim şiirimizi nasıl beğenmezsin?" deyu Nurullah Ataç'ın yolunu kesip bayağı bir dövdüklerini de hatırlatmakta fayda var.