Taha Tatar

Taha Tatar
@TatarTaha
Kırıkkale Üniversitesi
21 okur puanı
Mart 2018 tarihinde katıldı
9/10
·392 syf.··
2018 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2018 18:08
Barbaros Hayrettin Paşa’nın Vira Bismillah! Naraları altında kaldığınızı, fırtına gibi dalgalara atılan kadırgalarının üstünde olduğunuzu, sağır eden top seslerinin ve cenk eden levedlerin can pazarındaki haykırışlarını kulaklarınızda hissedeceksiniz. Acımasız Akdeniz haşmetli rüzgarını yüzünüzde gezdirirken aynı zamanda Saint Alcala’nın yüreğinizde hasret esintileri bırakan hikayesini dinleyerek Akdeniz’in aşk kokan sularında boğulacaksınız. Ustaca sentezlenmiş aşk ve savaşı, tarihi detaylarla süsleyerek önümüze sunması da damakta enfes bir lezzet bırakıyor. Yazarın akıcı ve güzel kurgulanmış hikâyesi ile insanın kendini 16. Yüzyıl Akdeniz’inin sıcak suların da bulmaması imkansız...
Efsaneİskender Pala · Kapı Yayınları · 202016,5bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
7/10
·336 syf.··
2018 2. kitabı
·
144 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2018 15:21
Kitabı okurken adeta kör oluyorsun bu tabiki de yazarın başarısıdır ama nasıl bir körlük. İnsanın, insanlığını tek bir organla nasıl kaybedebildiğini, bütün düzenin pamuk ipliğine bağlı olduğunun göstergesi bu. Kitabı okurken ya bende kör olursam veya kör olsaydım nasıl olurdu, neler yapardım? Gibi soruları her defasında akla getiren empati duygusunu zirveye taşıyan bir distopya. Kitapta anlatılan fiziksel bir körlük olsada kısa bir süre de manevi körlüğe yani ahlak, utanç gibi değerlerin su gibi akıp gitmeye başladığı hissetmemek elde değil. İnsanı insan yapan bütün olgulardan kopması, iğrenç bir boşluğa sürüklenmesi ve asıl korkulan körlüğün yeni başlayıp, insanlığı yiyip bitirmesine tanık olacaksınız.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,7bin okunma
9/10
·510 syf.··
Beğendi
·
2018 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2018 00:59
Birçok tarihi romanın aksine gerek heyecanı ile gerekse sürükleyiciliği ile beni etkilemeyi başardı. Kitabın içeriğine gelirsek aslında müthiş bir dehanın kendini büyük bir davaya adaması ile başlıyor, küçük yaşlarda başlayan tutkulu merak duygusu ile araştırmanın, öğrenmenin ve bilgeliğin buluştuğu bir insanın büyük bir cihan imparatorluğunu küçük bir kaleden ne hale getirebileceğine tanıklık ettim. Benim için heyecanlı bir tecrübe olsada bir o kadar da korkutucu olduğu gerçeği var, güçlü bir zekanın kötüye kullanılmasının sonuçları ne kadar manidar olabileceğini ortada. İnsanların acizliklerinden faydalanarak kurduğu köle ordusunun sanki cennet bahçelerinde gezdiklerini sanacak kadar kör olabileceklerine göz göre göre şahit oldum. İbni Sabbah iman gücünün ne kadar güçlü olduğu bize bir kez daha gösterdi. Bu olaylar 11.yüzyılda vuku bulsada aslında o zihniyetin hiçbir zaman değişmediğini, insanları kandırmanın, ihtişamlı vaatler ve yürekleri müthiş ümitlerle doldurarak bir maymun etmenin envai çeşitini hala daha görüyoruz. Sorgulamayan, düşünmeyen cahil bir akılla neler yapılabileceğini bizi gösteren Hasan Sabbah’ın o ince detaylarla bezenmiş olan davası ve o davası uğruna neleri göze aldığını okuyarak görmenizi tavsiye ederim...
Edebiyat
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201249,9bin okunma