Tayfun Bal

Tayfun Bal
@TayfunBal
Birinci Dünya Savaşı'nın sona erişiyle beraber liberal insanın sonu gelmiştir. Liberal anlayışın temeli olan birtakım ekonomik, politik, etik ve toplumsal değerler bu dönemde geniş bir masaya yatırılmış ve masadan 20.yüzyıla damgasını vuracak olan farklı bir toplum profili çıkmıştır. Burada toplumun farklılığından kasıt tamamen iktidar ile olan ilişkisinin değişimi ile ilgilidir. Yönetim, toplum merkezli iken artık devlet ve iktidar merkezli bir hal almıştır. Özgürlükçü ideallerin iflası Avrupa'da faşizmi doğurmuştur. Demokrasiye duyulan inanç kaybolmuş, 18. ve 19. yüzyılın bireyciliği ve özgürlükçülüğü yerini ulusal lider yani başka bir değişle tek parti rejimlerine bağlanmaya bırakmıştır. İkinci Dünya Savaşı'na kadar Avrupa tarihini artık birey değil "lider"ler, yani faşizm belirleyecektir. Birey seve seve ve göz göre göre özgürlüğünü bu liderlerin eline vermiş ve daha da hazini bunu vatanseverlik kisvesi altında yapmış ama herhalde tüm bunlardan daha da acısı bunun vatanseverliğin bir gereği olduğuna kendisi de inanmıştır. Ulusal çıkarlar özgür düşüncenin üstünde, bireyler ise bir partinin, komitenin ya da ulusal liderin denetimi altında tutulmuştur. Bu ortak çıkarlar bireyin devlet tarafından yutulmasını da haklı göstermiştir.
Sayfa 31 - AltıKırkbeş Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
20. yüzyıl barışın anlamını kaybedip içi boş bir kavram haline geldiği bir dönemdir. Özellikle 19. yüzyılın sonlarından itibaren endüstrisini tamamlamış Avrupa devletlerinde süregelen hammadde ve pazar kavgası karşımıza çıkacak olan sancılı dönemlerin sinyallerini vermiştir. 20. yüzyıl, savaşlarda sayıları milyonlarla ifade edilen, önemli bir çoğunluğunu sivil halk- tan olan kişilerin meydana getirdiği kitlesel ölümlerin yaşandığı, modern çağ içerisinde bir barbarlık dönemidir.
Sayfa 26 - AltıKırkbeş Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
Küçük küçük, dar sokaklar geniş caddelere açılır. Caddeler, boylu boyunca dizilmiş olan devlet binalarıyla, alışveriş merkezleriyle, neon ışıklarıyla iktidarı ve zenginliği sembolize ederken sokaklar sosyal zıtlığı yansıtırcasına içerisinde maddî zafiyeti ve karanlığı barındırır. Cadde alenidir, güvenlidir ve gücünü birtakım kurallardan alır; sokak marjinaldir, sapadır, denetimi güçtür ve özgürdür.
Sayfa 20 - AltıKırkbeş Yayınevi·Kitabı okudu
Müzik
Endüstri Devrimi ile beraber dünya insanının yaşam tarzında büyük değişimler gerçekleşmiştir. Bu değişim Endüstri Devrimi'nin etki ettiği sosyal tabakaya göre ikiye ayrılmıştır. Ortaya çıkan makineler toplumun bir bölümünün yaşamını kolaylaştırırken bir bölümünün ise hayatını içinden çıkılamaz bir şekle sokmuştur. Tarım makinelerinin kırsal yaşama girmesiyle tarıma duyulan işgücü azalmış ve insanlar kitleler halinde kentlere akın etmişlerdir. Kentlerde ise klasik üretimin öznesi olan; ancak el tezgâhlarının kalkmasıyla yeni üretim anlayışı sürecinde işgücü olarak artık pahalıya mal olan meslek erbabları yerlerini bu köyden gelen ne iş olsa yapabilecek kalabalık ve ucuz bir işgücüne bırakmıştır.
Sayfa 13 - AltıKırkbeş Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap