Tayfun Bal

Tayfun Bal
@TayfunBal
İngilizler Watt'ın geliştirdiği buhar makinesini 1776'da maden eritme ocağında, 1786'da ise pamuk eğirme makinelerinde kullanmaya başlamıştır. Afrika sömürgelerinin insanlarına işletilen ürünlerden birisi olan pamuk artık daha seri bir üretimin içerisine dâhil olmuştur. Bu, daha fazla pamuk, onu işlemek için daha fazla köle ve toprak yani daha fazla sömürge, bunların işlenmesinden sonra elden çıkarılma aşamasında ise daha fazla pazar demektir. Dolayısıyla Watt'ın buhar makinesinden yola çıkarak gelişecek ve karşımıza Endüstri Devrimi olarak çıkacak olan olgu sömürgeciliğin gelişim aşamasının ana motorlarındandır desek asla yanlış olmayacaktır. 19. yüzyılın ortalarına gelindiğinde ABD'de kuzey ve güney eyaletleri üretim biçimi açısından ikiye ayrılmıştır. Kuzey eyaletlerinde ekonomik yapıyı endüstriyel faaliyetler belirler olmuş ve kölelik kaldırılmıştır. Bunun yanında güney eyaletlerinin ekonomisinde ise tarımsal faaliyetler önemli bir yer tutmaktadır. Bu yüzden triangle trade için önemli bir zincir olan Afrika'dan köle getirmenin 1808'de siyahî nüfusun kontrolsüz bir şekilde artmasından endişelenildiği için yasaklanmış olmasına rağmen tarlada çalışacak ucuz işgücü gereksinimi bu olgunun devamını zorunlu kılmıştır.
Sayfa 46 - AltıKırkbeş Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Afrikalı köleler bugünkü ABD toprakları içerisinde yer alan Virginia kolonisine Hollandalılar tarafından 1610'da getirilmiştir. Bunlara ilk başta ileride özgürlüklerini kazanabilecek sözleşmeli hizmetkârlar olarak bakılmıştır. Buna karşın 1660larda Güney kolonilerindeki büyük çiftliklerde işçi talebinde bir artış görülmüştür. Bu yüzden bahsedilen bölgede kölelik kurumsallaşmıştır. ... Toprakta çalışması için insana duyulan gereksinim sonu- cunda 1519 1867 tarihleri arasında Afrika'dan Amerika kıtasına 12 milyon civarında köle gemilerle götürülmüştür. ... İspanyolların başlattığı ve İngilizlerin hızlandırdığı ticaret üçgeni Amerika kıtasında demografik yapıyı önemli ölçüde etkilemiş, böylece Kıta'da azımsanamayacak bir Afrika kökenli nüfus oluşmuştur. İkinci olarak İngiltere'de ortaya çıkacak olan Endüstri Devrimi'nin önemli bir yapıtaşı olan sermaye oluşmaya başlamıştır. Üçüncü olarak İngilizlerin Kuzey Amerika'daki kolonileri İngiltere'ye karşı bir bağımsızlık mücadelesi başlatacak kadar zenginleşmiş ve bu durum ilerleyen süreçte ABD'nin kurulmasıyla sonuçlanmıştır.
Sayfa 43 - AltıKırkbeş Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
Özellikle gençlik, dinamik ve saf perspektifiyle resmî politikądan ve duruştan sıyrılma çabası içerisine girmiştir. Savaş sürerken ABD gençliğiyle beraber kapitalist ve tahakkümcü diğer ülkelerde var olan orta sınıf ve özellikle alt sınıf gençliği iktidar ve onu destekleyen aile kurumunun içerisine düştüğü yozlaşmaya karşı marjinalleşerek kendisini çeşitli altkültürel yapıların içerisinde tanımlamaya ve ifade etmeye başlamıştır. Gerçekleşen tüm bu askerî ve siyasî gelişmeler yüzyılın ikinci yarısındaki kuşağın dünyayı, yaşamı, çevresinde olup bitenleri algılama biçimini şekillendirmiştir. Bu marjinallik müzikle, giyim kuşamla, tavır ve tutumlarla ana kültürden kendisini ayrı tutmuş ve yine bu şekilde karşıtlığını ortaya koyabilmiştir.
Sayfa 42 - AltıKırkbeş Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
Soğuk savaşın yaşandığı iki kutuplu bu dünyada amaç bu kutupların birbirilerine kendi hegemonyaları altındaki ülke yönetimlerini kaptırmama çabası olmuştur ve bununla beraber yöntem de silahlar da değişmiştir. Böylelikle paranoya silahlanmayı meşru kılmıştır.
Sayfa 38 - AltıKırkbeş Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra dünyadaki politik arenada hiçbir şey artık eskisi gibi değildir. Dünya artık iki kutupludur; yani savaşın sonunda savaşı kazanan müttefiklerin arasında yer alan SSCB ve ABD arasında 1991'e, yani SSCB'nin dağılmasına kadar sürecek olan soğuk savaş dönemi başlamıştır. Dünyada faşizm tehdidi -sadece o dönem için- ortadan kalktıktan, dünya ekonomisi buhrandan paçayı zorbela kurtardıktan ve dünya belli bir istikrar kazandıktan sonra ABD, üçüncü dünya ülkelerini içerisine ittiği paranoyanın etkisiyle silah endüstrisinin nefes almasını sağlamış, ayrıca kendi varlığına duyulan ihtiyacı yeri geldiğinde hatırlatmak ve bunun bir bedeli olarak da ekonomik, politik ve kültürel egemenliğini perçinlemek gayesiyle kendisine bir düşman belirlemiştir. Kapitalizmin bayraktarı ABD ne de olsa savaşa son noktayı koyarak dünyayı kurtarmıştır. Ona göre sırada en az Hitler ve Mussolini kadar tehlikeli bir düşman vardı: Komünizm.
Sayfa 37 - AltıKırkbeş Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap