Tayfun Bal

Tayfun Bal
@TayfunBal
Getto, varoş, banliyö gibi sözcükler aynı olgunun aslında farklı toplumlardaki görünümüdür ve aralarında duruma göre köken ve nitelik yönünden bir takım farklılıklar bulunmaktadır; ancak ortak özellikleri buraların otoritenin denetim kuramadığı, muhalefetin, kargaşanın ve isyanın yeşerdiği bölgeler olmalarıdır. Kent dışında başlayan bu yaşamın içerisinde soluyan bireylerin böyle bir karşıtlık duygusunu içselleştirmelerinin nedeni yaşadıkları bölgenin olumsuz koşulları altında hayatlarını sürdürmelerinin zorunluluğu ile ilgilidir.
Sayfa 56 - AltıKırkbeş Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Köyden kente göç olgusu Endüstri Devrimi öncesinde, gerekli olan vasıfsız işgücünün kentlere birikmesini sağlamıştır. Endüstri Devrimi ile beraber ise bu oran daha da artacaktır. Tüm bunlardan çıkartılacak anlam basit, bu işsiz hizmetçiler yığınına kapitalizm tarafından biçilmiş olan rol açıktır. Ucuz işgücü ve makineler hazırdır ve bu makineleri kullanabilmek asla bir uzmanlık gerektirmemektedir. Yüzyıllardır el tezgâhlarındaki üretimin temel taşları olan insan emeği, tecrübe, ustaçırak ilişkisi yerini makineye bırakmıştır. İçerisindeki seri üretim sorun yaratabilecek kadar bir atığa ve çevresel kirliliğe neden olacağı için bu hacimli yapılar kent dışına inşa edilmişlerdir. Bu üretim mekânları çevresinde zamanla işgücünün yaşadığı basit, ucuz ve alt yapısız yerleşimler hızlı bir şekilde artış göstermiştir. Böylece kent-dışında kentten sosyokültürel açıdan farklı özelliklere sahip, fabrika bacalarının gölgesinde bir yaşam başlamıştır.
Sayfa 55 - AltıKırkbeş Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
Her ne kadar kökleri kırsala dayansa da aslına bakılırsa rock and roll kent müziğidir. Ancak kent merkezinin değil; göçmen ve işçilerin düşük yaşam standartlarında yaşadıkları kenar mahallelerin müziğidir. Bu müzik ne kentli burjuvazinin ne de kent aristokrasisinin önem vereceği türden bir duruşa sahiptir. Rock'ta varolan başkaldırı tam da içerisinden çıktığı alt sınıfın dünyayı ve çevreyi algılama biçimine paralel durmaktadır.
Sayfa 53 - AltıKırkbeş Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyıl başlarında Amerikan kentlerine göçüp gelen Avrupalılar ile Amerikan kırsalından kalkıp gelen siyahların birbirlerinden sosyolojik açıdan çok da farklı olduğunu söyleyemeyiz. Beyazlar fabrikalarda daha tercih ediliyor ve biraz daha farklı ücretlendiriliyor olmalarına karşın siyahlarla ya aynı mahallenin havasını solumaktadırlar ya da aynı mahalle olmasa bile aynı koşulların geçerli olduğu bir varoş - getto kültürünün etkisi altında hayatını sürdürmetedir.
Sayfa 52 - AltıKırkbeş Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
Avrupa'dan Yeni Dünya'ya 19. yüzyılın sonunda gerçekleşen bu göç hareketi Afrikalı Amerikanların karşısına kentlerdeki işgücü açısından güçlü bir rakibin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ancak Avrupa'dan gelen yoğun göç hareketi Birinci Dünya Savaşı ile neredeyse durma noktasına ulaşmıştır. Bu durum ve ABD'nin savaş içerisinde ağır endüstride duyduğu işçi ihtiyacı elbette Güney'de köleliğin ortadan kalkmış olmasına karşın yerleşmiş, geleneksel köle algısı yüzünden ucuz işgücü olarak görülen siyahların işine yaramıştır. Var olan göç hareketi bu dönemde ağır endüstrinin merkezi olan özellikle Detroit, Chicago gibi kuzey kentlerine doğru daha da bir hız kazanacaktır.
Sayfa 50 - AltıKırkbeş Yayınevi·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam