Erkekler daha fazla kitap yazıyor, daha fazla konuşma yapıyorlar. Konuşmalardan sonra daha fazla soru soruyor, her iki cinsiyetin de bulunduğu toplantılarda ki tartışmalarda daha fazla öne çıkıyorlar. İnternet tartışma gruplarında daha fazla e-posta atıyorlar. Tüm bunları ataerkillikle açıklamak, bu davranışın kökeni sorusunu gündeme getiriyor."
Eğer erkekler toplumu kontrol ediyorlarsa, neden basitçe susmuyor ve varsayılan ayrıcalıklarıyla eğlenmiyorlar? Cinsel rekabeti dikkate aldığımızda cevap çok açıktır: Erkekler sessiz olamazlar, çünkü diğer erkeklere sözel bir gösteriş yapma şansı vermek durumundadırlar. Erkekler zaman zaman kadınları susmaya zorlar, ama bu genellikle kendi sözel gösterişlerini yapabilmek içindir. Eğer erkekler ataerkilligi sürdürebilmek için kamusal sözü egemenlikleri altına alıyorlarsa, bu evrimsel özgecilik için kafa karıştırıcı bir örnek olurdu; hem kendisini hem de diger erkek cinsel rakiplerinin hepsine yardımcı olacak maliyetli ve riskli bir bireysel davranış. Kitapçılarda, televizyonlarda, gazetelerde, sınıflarda, parlamentolarda ve iş dünyasında kadınların karşılaştıkları bu erkek söz seli, kadının sesini kısmaya yönelik bir erkek komplosundan kaynaklanmıyor olabilir. Bu kendi üremesi için can alıcı olan erkek konuşma güdüsünün önemli olduğu bir cinsel seçilimin evrimsel tarihinden geliyor olabilir. Erkeklerin bazen konuştukları şeyi bilmiyor oluşlarıysa, sadece sözlerinin ulaştıgı yerin kendi kavrayışlarını aştığını gösterir.