Doug Kenrick gibi evrimsel psikologlar, uzun süreli ilişkiler söz konusu olduğunda erkeklerle kadınların neredeyse aynı düzeyde seçici olduklarına dair ciddi bulgulara ulaşmışlardır. Üstelik seçicilik kriterlerinin de neredeyse tipatıp benzeştiği dikkat çekmekte. Kenrick, tek gecelik ilişkilerde kadınların erkeklere göre eşlerinin zekâ düzeyine daha fazla önem verdiğini, ama uzun süreli ilişkilerde her ikisinin de yüksek zekâ standartlarını tercih ettiklerini göstermiştir.
Cinsel açıdan aranan özelliklerin hem erkekte hem de kadında ilişkinin uzunluğuyla, yani "ciddiliğiyle" daha seçici hal aldığı görünüyor. Birçok çift için "ciddilik" bebek yapmak anlamına gelir. Cinsel seçilim, kısa bir cinsel birleşmeyle sonuçlanan cinsel tercihlerde değil, sonucunda bir bebeğin oluştuğu cinsel tercihler yoluyla işlemektedir.
Dişiler için yumurta yapmak erkeklerin spermlerine göre çok daha masraflı olduğu için, dişilerin yumurtaları erkeklerin spermlerine göre çok daha azdır. Trivers bu nedenle erkeklerin yumurtaları döllemek için girdikleri rekabetin dişilerin sperm elde etmek için girdikleri rekabetten çok daha şiddetli olduğu ve dişilerin erkeklere göre daha seçici davrandığı sonucuna vardı.
Erkekler daha çok sayıda dişiye sahip olmayı, yani niceliği, dişilerse erkeğin kalitesini, yani niteliğini öne çıkarmak için rekabet ediyorlardı. Trivers'in bu arz ve talep mantığı birçok türde neden erkeklerin kur yaptığını ve kadınların seçtiğini açıklıyordu.
Medium adlı uygulamada gezinirken bir haber gözüme takıldı: "Bill Gates'in 5 Yıldız Verdiği Dört Kitap". Ara sıra Bill Gates'in kitap yorumlarına ve kitap tavsiyelerine bakıyorum. Haberde yazdığına göre Bill Gates şu ana kadar Goodreads adlı uygulamada sadece dört kitaba 5 yıldız vermiş. (Bir tanesini eşinin kitabı) Çok da sorgulamadan alıp okumaya karar verdim.
Kitap alt başlığından da anlaşıldığı gibi kitap dünya hakkında yanılmamızın on nedeni ve neden aslında her şeyin sandığımızdan daha iyi olduğundan bahsediyor.
Dünya hakkındaki çoğu bilgimizin eskimiş ve günümüz dünyasında geçerli olmadığını belirten Hans Rosling bu eskimiş dünya görüşümüzü düzeltip dünyayı daha iyi anlamamızı sağlamayı vadediyor. Ve bunu son derece akıcı ve sade bir dille yapıp anlatımını akılda kalıcı ve anlaşılır grafiklerle zenginleştiriyor. (Çevirmenin de iyi iş çıkardığını belirtmem gerek.) Son derece keyifle okudum.
Küçük bir not: Yazar Hans Rosling kitabı yazmaya başladıktan birkaç ay sonra kendisine kanser teşhisi konulmuş ve en fazla bir yıl yaşayacağı söylenmiş. Bu kitabı da o dönemde yazmış ama kitap piyasaya sürülmeden hayatını kaybetmiş.