bu profili not defterim olarak kullanıyorum. önemli bulduğum sonrasında dönüp tekrar bakarım dediğim noktaları paylaşıyorum. Bu paylaşımlar, alıntıladığım cümleleri onayladığım anlamı taşımaz.
Anarşizm - ki, Fransız işçi hareketi üzerinde hala bir etki yaratmaya devam ediyor- üstyapının niteliğini ve rolünü tanımayan idealist bir öğretidir. onun için devletin sınıfsal kökünden, iktisadi temel ile olan nesnel bağından habersizdir. bu öğreti, devlette, insanın derinliğinde yatan ve aslında sınıf savaşımının bir alt- ürününden başka bir şey olmayan bilmem hangi egemen olma ve iktidar "içgüdüsü" görür. Bu yüzden, pratik planda, anarşizm, yığınların siyasal ve ideolojik eyleminin gereğini yadsır, çünkü, devletin gerçek gücünün yığınların desteği olduğunu görmez. Bireyin ya da azınlığın eylemini göklere çıkararak, anarşizm, serüvene kapılır, ve bir provokasyon aleti olarak yozlaşır.
siyasal gücün asıl dayanağı yığınların desteğidir; devlet, bu yığınların saflarında hüküm süren fikirlerden yararlanma durumundadır. yığınların bu desteği yerinde olabilir ya da olmaz; tarihsel gelişimin belli bir noktasına kadar aldatılabilirler ve sömürücü sınıfların iktidar gücü yalana dayanır. yığınların bu desteği azaldığı zaman devlet zayıflar: iktidardaki sınıfın açıkça şiddet yoluna başvurması, zayıflığın ve yaklaşan sonunun belirtisidir. belirleyici olan şey, yığınları içine alan fikirlerdir.
"Devlet, en güçlü sınıfın, egemen durumda olan üretim ilişkilerini kendinde kişileştiren sınıfın iktidarının örgütlenme biçimidir. İktisadi temel birincildir, devlet ikincil."