Başkalarıyla birlikte olmayı istemiyorum, başkalarına ihtiyacım var.
Kendime güvenmem için başkalarının bana güvenmeleri gerek, bu yüzden başkalarına ihtiyacım var.
Gülümsemeyi istemem için başkalarının bana gülümsemesi gerek, bu yüzden başkalarına ihtiyacım var.
Sadece beni mutlu etmeleri için başkalarına ihtiyacım var.
Bir de iyi bir restoranın adresini vermeleri için.
Bir başkası değil de kendim olmayı istediğim için ben çok sık "hayır" dedim.
Hayır diyerek başkalarından uzaklaşırız, kurallara karşı çıkar, yalnızlıkla baş başa kalırız. Ama tüm bunların karşılığında da özgürlüğümüzü kazanırız.
Otoyoldan ayrılıp çalılıklarla kaplı patikalara saptığımızda kaybolabilir, ama arada sırada bu yollarda karşımıza yabani çiçeklerde çıkabilir.
Descartes "Düşünüyorum, öyleyse varım" diye yazdı. "Yalnız" sözcüğünü de kullanabilirdi: "Düşünüyorum, öyleyse yalnızım". Şöyle de yazabilirdi: "Yalnızım, öyleyse düşünüyorum".
Yalnızken düşünür,tasarlarız. Bunu yapmak başkalarıyla beraberken gürültü nedeniyle çok zor olur.
Birkaç kişi olduğumuzda kendimizi konuşmak zorunda hissederiz, konuşurken de her zaman düşünemeyiz ve kimi zaman başkalarının hoşuna gitmek için ağzımızdan onların duymayı isteyeceği sözler çıkar.
Yalnızken kendimi özgür hissediyorum, canımın istediği şeyi düşünebilirim, kendi düşüncelerime sığınıyorum,"kafası başka yerde" denilenlerden oluyorum. Kafamın başka yerde olmasına bayılıyorum, düşüncelerimin arasındaki yollara sapmayı, zihnimdeki çılgınlıkları özgür bırakmayı çok seviyorum.
Başkaları bizim için bir basamak, bir sıçrama tahtası işlevi görebilirler.
Bizi yükseltebilir, uzaklara fırlatabilirler...
O zaman bağlayın kemerlerinizi!