Belkilerle dolu yaşamım
Belki de?
Yaşam.
Üç günlük dünyanın ikinci günü,
kapanır belki gözlerim.
Yaratan mecbur kılmış kendine,
“belki” dememek için.
Tek doğrunun içinde
belkiyi ararım.
Ne için?
Her geçen gün, biraz daha anlam katıyor düşüncelere,
Sessizce büyüyor içimizde eski cümlelerin yankısı.
Bir bakış, bir söz, bir hatıra
Hepsi yeni anlamlar giydiriyor zamana.
Yorgun bir akşamda dinlenen umut gibi,
Beklenen yarınlar sanki uzak bir kıyı.
Gelecek günler çöldeki bir vaha olsa da,
Susuzluğun içinden doğar bazen yaşamın duası.
Geceyi sabırla bekleyen bir mumum ben,
Işığım azalsa da inancım sönmez.
Çünkü her karanlığın içinde bir sabah saklı,
Ve her suskunlukta bir söz, bir anlam gizli
Ne saltanatın değer hatırlanmaya,
Ne de fukara ömründeki yaşamın.
Kaç asır sonrası hatırlar ismini insanlar,
Peygamber değil isen?
Unutulmak istemeyen insanlara dolu,
Hatırlanmak için çabaladığın yeryüzünün altı,
Bastığın her adım duyulmayan çığlıklarla dolu.
Akıl kemale erince toprak ismini sayıklar,
Kul ise hatırlamadığı yaradanı.
Ölümü hatırlamak için kaç tel daha saçın ağarmalı?
Susmamalı mı selalar?
Amacın anı yaşamaksa,
Hak ediyor musun esref-i mahlûkat adını?