"İnsanlar her şeye, her şeye başkaldırmalı, diyordu.
İnsanlar böyle uyudukça, insanlar böyle zulüm altında inlemeye devam ettikçe insanlığın bir sinekten ne farkı olur, insanlar, eğer en küçük bir haksızlığa, bir zulme başkaldırmayı akıl etmezlerse, insanlık bundan böyle daha da beter hale düşecektir."
"Ah, keşke aynı bir taş ya da bir bitki gibi var olduğumuzun bilincinde olmadan yaşasak!
Kendi adımızı bile hatırlamasak!
Şurada çimenlerin üzerine uzanıp ellerimizi ensemizde birleştirsek ve bembeyaz güneş doldurdukları yelkenleriyle masmavi gökyüzünde süzülüşlerini izlesek; tepelerden esen rüzgârın,ormandaki kestane ağaçlarının arasından geçerken çıkardığı gür uğultuları duysak."
"Yaşadığımı halen göremiyorum, kendimi bir yabancı gibi hissediyorum, yani başkalarının kendi kafalarına göre gördükleri ve bildikleri ama benim göremediğim birisi."