Vakur Çayseven

ÇİFTE STANDART ve TEMSİLCİLERİ...
(...) Sanırız anlaşıldı: Balkondakiler, kendi koydukları kurallara kendileri uymasalar bile, altta kalanların hukukî vecibelere uygun davranmalarını ve kanun ve nizâm hâkimiyetinin sağlanmasını isterler, çünkü bu türlü bir kanun ve nizâm hâkimiyetinde kendi çıkarları sözkonusudur. Bu tıpkı, bir maden ocağında patronun ve muhafızların, orada çalışan kölelerin “huzur ve güvenlerini” bozucu davranışlarına müsamaha ile bakamayacakları bir durumdur. Demek oluyor ki, yurt içindeki kendi uygulamasını dışarıda kendine karşı yapılan bir uygulama olarak gören hain zümrenin, dış uygulamalar karşısında “çifte standart uyguluyorlar” diye ağlamaya bir hakkı olmadığı gibi, kendileri de o anlayışın ülkemizdeki temsilcileridir!.." [*]
BAŞYÜCELİK DEVLETİ “Yeni Dünya Düzeni” -VI-, 16 Mayıs 2014, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Başyücelik Devleti
Vakur Çayseven
[*] Salih Mirzabeyoğlu, Başyücelik Devleti -Yeni Dünya Düzeni-, 2. Basım, İbda Yayınları, İstanbul 2004, sh. 101-102.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İNSAN; MÂNÂ ve FİKİR...
(...) insan, bedeniyle tabiatın içindedir; mineral, bitki, hayvan mertebelerinin en ileri merhalesinde durur. Fakat insanın insanlığı, organizmanın biyolojik karmaşıklığında değil, gerçeği kavramlaştırmasında, yâni eşyayı yalnızca duyup tepki vermek yerine ona isim vermesinde, onu mânâ alanına taşımasında başlar. Salih Mirzabeyoğlu’nun “tabiî oluş insan organizmasında gayesine varır” ifadesi, tabiatın kendinde kapalı kalan hareketinin insanda “kendini bilen” bir seviyeye ulaşması demektir. Mirzabeyoğlu’nun “mânâ ve fikir, insan organizmasında kendisinden kopuşundan kurtulmanın ilk adımını atar” sözünü kısaca böyle açıklayabiliriz. “Bundan sonrası artık maddenin değil, ruhun ilerlemesidir.” [*] -REHA KANSU, “Mücerret İnsan”dan “Gaye İnsan”a, -İbda’da İnsanî Hakikat-III-, besincidevre.org/5devre, 17 Haziran 2026-
İnsana Bakış
Vakur Çayseven
[*] Salih Mirzabeyoğlu, İbda Diyalektiği, s. 134.
İNSAN ve MUTLAK ÖLÇÜLER...
Georg Wilhelm Friedrich Hegel dahi zahiren doğru bir yerden yola çıkar. Bu sebeple Salih Mirzabeyoğlu Hegelci terminolojiyi ve problem sahasını kullanır, ama Hegelci neticeye bağlanmaz. Onun yaptığı iş, Hegel’in açtığı “ruh-tarih-diyalektik-hürriyet” sahasını İslâmî hikemiyat içinde hesaba çekmektir. Hegel’in tarihi “ruhun gerçekleşmesi” olarak ele alan tarih anlayışını “lâfızda aynen kabul edeceğiz” derken bile bunu zâhirî ve dâhilî şeriatın, “Mutlak Ölçüler” ile insan ruhu yahut küllî ruh arasındaki uygunluğu mânâsında anlamak gerektiğini söyler. [*] -REHA KANSU, “Mücerret İnsan”dan “Gaye İnsan”a, -İbda’da İnsanî Hakikat-III-, besincidevre.org/5devre, 17 Haziran 2026-
İnsana Bakış
Vakur Çayseven
Salih Mirzabeyoğlu, Madde Nedir?, s. 118.
Ruha sifa derler ya hani :-))
10/10
·1409 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
·
372 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 20:46
Esselamualeykum,benim icin ifadesi anlatmasi oldukca zor bir eser.. Haddim degil diye dusunuyorum bu derya deniz bir esere inceleme yazmak.. lakin bu guzelligin bende biraktiklarini paylasmadan edemeyecegim…Yaklaşık iki sene önce Mektûbât-ı Rabbânî ile tanıştım. İlk başlarda okumakta çok zorlandım. Konular ve kullanılan ifadeler bana ağır geliyordu. Hatta çoğu zaman okuduklarımı tam olarak anlayamadığımı hissediyordum. Buna rağmen okumaya devam ettim. Sohbetler dinledim, notlar aldım ve anlamadığım yerleri tekrar tekrar okumaya çalıştım. Mektûbât hakkında kendi adıma şunu söyleyebilirim: Ne kadar okusak da tamamını hakkıyla anlayabileceğimizi sanmıyorum.Bazı bölümleri defalarca okumama rağmen hâlâ tam kavrayamadığım yerler oluyor. Ama ilginç olan şu ki, anlamakta zorlandığım zamanlarda bile o satırların ruhuma bıraktığı etkiyi hissedebiliyorum. Zamanla bu eserin neden bu kadar kıymetli görüldüğünü daha iyi anlamaya başladım. İmam-ı Rabbânî Hazretleri’nin mektupları; Ehl-i Sünnet anlayışını, iman esaslarını, sahabenin kıymetini, mezheplerin önemini ve tasavvufun din içindeki yerini çok farklı bir bakış açısıyla ele alıyor. Benim için özellikle günümüzün kafa karıştıran meseleleri karşısında sağlam bir ölçü oldu. Birçok konuda bakış açımı netleştirdi ve inandığım değerleri daha bilinçli şekilde anlamama yardımcı oldu. Ashâb-ı Kirâm’a bakıştan mezheplerin önemine, Ehl-i Sünnet’in temel esaslarından tasavvufun yer ve sınırlarına kadar birçok konuda ufkumu açtı. Eserde; akaid, tasavvuf, nefis terbiyesi, zikir, ihlâs, sünnete bağlılık, sahabenin fazileti, mezheplerin önemi, şeriat ve tasavvuf ilişkisi gibi birçok konu mektuplar üzerinden ele alınıyor. Bu yönüyle sadece bir tasavvuf kitabı değil, aynı zamanda insanın inancını ve bakış açısını şekillendiren
Mektubatı Rabbani Tercümesi (2 Cilt Takım)İmam-ı Rabbânî · İhvan Yayınevi · 2024655 okunma
Vakur Çayseven
İmâm-ı Rabbanî, adıyla müsemma Rabbanî bir müceddid, hem de asrın değil, asırların Müceddid-i elf-i sani... Harika ve samimi bir inceleme olmuş, emeğine, kalemine, gönlüne sağlık...