Zamanın durduğu o noktadayız hâlâ,
04:17
Gökyüzü yeryüzüne devrilmiş
Nefes alacak bir boşluk bile bırakmamış bizlere Şubat.
Öylesine bir soğuk ki esen sanki ölümü beraberinde getiren.
Bir zamanlar hatıralar ile dolu iken sokaklar
Artık sadece acı ve hüznü taşıyorlar.
Bir kapı eşiğinde yarım kalmış vedalar,
Yastıkların üzerinde asılı kalan son uykular...
Hangi bahar can verebilir bu kışın yaraladığı toprağa?
Hangi ifade avutabilir yanıp tutuşan yürekleri?
Sevdiğinin sesini bir daha duyamayacak olmanın o ağır yükü,
Göremeyecek olmanın tarifsiz üzüntüsü...
Enkaz başlarında, bir mucizenin gölgesinde beklemek...
Umutsuzluğu en derininde hissederek.
Hasret şimdi, hiç çalmayacak bir telefonun ucunda,
Ya da boş kalmış bir koltuğun ağırlığında.
Bundan gayrı bizler eksik kalanlarız.
Yüreğimizin bir parçası o günün acısında
Diğer parçası ise sonsuz bir özlemin kucağında.