Mehmed

Mehmed
@Teodor_Kasab
''Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine...bu hasret bizim...'' MED→KİLİKYA→TROYA...
Mad.Müh
Çanakkale
Adana
65 okur puanı
Şubat 2017 tarihinde katıldı

Mehmed

, bir kitap okudu
10/10
·266 syf.··
Beğendi
·
2018 21. kitabı
Amin Maalouf
8.6/10 · 2.420 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·335 syf.··
Beğendi
·
2018 20. kitabı
Hepimizin duyduğu ''Çok gezen mi bilir çok okuyan mı ?'' klişesi tadı veren eserin daha derin anlamda incelenmesi gerektiğine inananlardanım.Eseri sadece bu klişe etrafında değerlendirmek yazara haksızlık olacağı kanaatindeyim. Adı geçen yazar hayatı boyunca kitaplarla iç içe yaşamış fakat yaşamını anlamlandıracak , hayatına neşe katacak kıvılcımı bir türlü yakalayamamıştır. Zorba ile tanışana kadar yaşamı kendince anlamlandırmak için mürekkep yutarcasına kitaplar karıştırmış , yaşamında örnek aldığı; Homeros, Buddha, Bergson, Nietzsche gibi önemli şahsiyetlerin izinden gitmeye çalışmıştır. Fakat yine de hayatı boyunca içsel olarak bir türlü tatmin edici manevi refahı yakalayamamıştır. Eserde Zorba karekterini okumaya başlayınca yazarın, sıradan,anı yaşamaya çalışan birinden yaşamını ters yüz edecek kadar etkilenebilmiş olması beni biraz şaşırttı diyebilirim. Zorba karekteri çeşitli bölgeleri gezip farklı insan tipleri ile tanımış; geçmişinde hiç de hoş olmayan anılar bırakmış bir kişi. Zorba aynı zamanda hayatında hiç kitap okumamış, yaşamın anahtarını kitaplarda aramayı saçmalık olarak gören bunu da kendisinin tam tersi bir yaşam süren yazara dile getirmekten hiç çekinmeyen aykırı biridir. Yazarın mezar taşına; "Hiçbir şey ummuyorum, hiçbir şeyden korkmuyorum, özgürüm." diye yazacak kadar Zorba'ya bağlanmış biri. Yazarın Buddha ,Nietzsche...gibi elini eteğini maddiyattan,şatafattan çekmiş,yaşamın tatmin edici mutluluğu uğruna yollara düşmüş hatta bu uğurda akıllarını yitirecek durumlara düşmüş kişileri Zorba'ya tercih etmesinde birçoğumuzun yıllardır yaşamımızdan eksik etmediği, güvenli limanlarımıza yolculuk ümidimizi diri tutan kitapların bizleri o temiz,yaşamın kargaşasından uzaklaştıracak limanlara ulaştıramaması olabilir mi ? Okuyoruz, araştırıyoruz;
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202420,6bin okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2018 19. kitabı
Gogol'un novella serisi olan 'Burun-Palto-Bir Delinin Hatıra Defteri' hikayelerini ayrı ayrı okuma ümidi ile kıtapları satın almıştım. Fakat ne şanslıymışım ki (!) 'Bir Delinin Hatıra Defteri' ve 'Palto'da iki hikaye de mevcutmuş.Son olarak 'Bir Delinin Hatıra Defteri'ni okuyarak seriyi bitirdim. Gogol'a gelince 3 eserine de hayran kaldım desem herhalde hiç abartı olmayacak , özellikle'Palto' bunların içinde en zirve yapan eseri bence.Profil sayfamda seriler hakkında da uzunca bir şeyler yazmaya çalıştım. Bu üç novella serisine istinaden Gogol'un ne muhtşem bir yazar olduğu ile ilgili çokça yorum mevcut. Hikayelerinin ortak özelliklerine bakınca yoğun olarak Çarlık Bürokrasisinin -bürokrasinin doğal karmaşıklığından dışında- bürokrasi katmanında bulunan insanların sıradan insanları hiçe saymalarını muhteşem ötesi anlatmış Gogol. Çarlık Rusya'sında her katmanda bulunan insanların bir alt seviyede bulunan insanlara nasıl baktığını gözler önüne seren eseri olan 'Palto' kitaplığınızda eksik etmeyeceğiniz en önemli eserdir.'Burun' eseri ise Rus yazarlarda daha önce görmediğim (En azından şahsen denk gelmedim) gerçeküstü temadan yola çıkarak dönemin çarlık Rusya'sına inceden göndermeler mevcut.'Bir Delinin Hatıra Defteri' diğer hikayelerine nazaran daha kısa.Eminim ki bu eserin tiyatrosu muhteşem ötesidir.Öğrendiğim kadarıyla dialoglar eşliğinde tek kişilik bir oyuncu kadrosu varmış.O bakımdan oturduğumuz yerden karşınızda birileri sizle göz teması kurarak 'Bir Delinin Hatıra'sını yaşatacak. Sanırım 1 saat 45 dk ila 2 saat arası sürüyor.Eser de muhakkak okunmalı fakat tiyatrosuna kesinlikle gidilmeli...
Bir Delinin Hatıra Defteri (Palto ve Burun Öyküleriyle)Nikolay Gogol · İndigo Kitap · 201717,5bin okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2018 18. kitabı
“Hepimiz Gogol’un Palto’sundan çıktık” [Dostoyevski] Eserlerinde kendi toplumunu bu kadar güzel ifade edebilen,okuyanı aynası olduğu döneme dolambaçlı yollar kullanmadan götürebilen başka yazar var mıdır Rus yazarlar gibi çok merak ediyorum. Rus yazarları bu kadar çok sevmemiz yukarıdaki sebepler dışında sahip olduğumuz bürokrasi kültürünün eserde geçen Rus bürokrasi kültürü ile benzerlik göstermesi olabilir acaba ?Gogol'un novella serisinin bir diğer kitabı Palto, Çarlık Rusya'sının yozlaşmış bürokrasi kültürünün kendisini oluşturan insanlara nasıl sirayet ettiğini en güzel anlatan eserlerden biri. 'Akakiyeviç' Çarlık Rusya'sında bürokrasinin hor gördüğü aynı zamanda da insanlara en tepeden bakıldığı bu bürokraside sıradan bir memurdur. Gogol, eserinde yozlaşmış düzenin vehametini göstermek için sıradan bir insan yerine bozuk çarkın içinde namusu ile çalışan, kendi işini eksiksiz yapmaya çalışan aynı zamanda da işini çok seven bir memuru konu edinmesi boşuna değil.Çarlık toplumunda yukarılardan başlayıp aşağılara kadar süregelen çürümüşlüğü göstermek için onlarca hikaye bulabilirdi Gogol belki ama bu çürümüşlüğü göstermek için direkt hikayeyi kaynağında bulup dairedeki memurdan yola çıkması hem cesaret isteyen bir durum hem de akıllıca bir yöntem diye düşünüyorum. Akakiyeviç mevcut düzende kişiliği bozulmamış ender insanlardan biridir. Bir o kadar da saf(!) düşüncelere sahiptir. Yaşlı ev sahibesinin bile normal yollardan çözüm bulamanın çok zor olduğunu bildiği bir olayda bile Akakiyeviç belki ahlaklı yapısının izin vermemesi veya sadece işini yapan biri olması nedeniyle herkesi kendisi gibi bilmektedir.Paltosu'nun çalınması sonrası Ev sahibesiyle evde karşılaşması sonrasında ikili arasındaki dialog bunu göstermektedir.Ev sahibesi,''Polise değil baş komisere
PaltoNikolay Gogol · Oda Yayınları · 201846,2bin okunma