EBoy

EBoy
@Tepecini
Reader , Writer, Runner, Cooker, Father
7/10
·272 syf.·
2021 14. kitabı
Bazı hayran olduğunuz - ünlü isimler vardır, onlara bir masada oturup sohbet etmeyi, meslekleri dışında da onları tanımayı, fikirlerini öğrenmeyi istersiniz. Şayet Vedat Milor de o isimlerden biri ise bu kitap, oturulacak masa hariç her yönüyle beklentilerinize cevap veren bir eser olmuş. Kitapn öncelikle bir gastronomi kitabı değil. Bir röportaj kitabı... İçerisinde hayata, ülkeye, gençliğe, eğitime dair pek çok alanda Vedat Bey'e yöneltilen sorular var. Bu sorular bazen kendisinin Amerika-Fransa-Türkiye gözlemleri, bazen bir lokanta/yemek/şarap örneği, bazen de Vedat Milor'ün izlediği bir film üzerinden cevap buluyor. Bu anlamda gerek yöneltilen sorular, gerek cevaplar açısından tatmin edici bir çalışma olmuş. Ayrıca kitabın sonunda da yine kendisine ait on adet öneri kitap ve on adet öneri film yer almakta. Kitap içerik ve söyleşi açısından güzel olmakla beraber oldukça vasat bir editörlük ile karşımıza çıkıyor. İçeriğinde bazı cümleler vurgulanarak gri bir kutu içine alınmış ve büyük puntolarla yazılmış. Rahatsız edici kısmı neredeyse her iki sayfada bir Milor'ün cevabından bir cümle, aynen olduğu gibi kutu içine alınmış ve sayfaya koyulmuş olması. Bazı yerlerde bu durum o kadar kötü bir halde ki kutu içine alınan cümlenin hemen yanında aynı cümle bir daha yazıyor. Bu kadar vurgulanmak isteniyorsa o söz, cevabın içerisinde kalın ve italik yazılabilirdi. Bula bula bunu mu buldun diyebilirsiniz ama bu kutulardan 6 tanesini bir araya getirirseniz 1 sayfa yapıyor. 260 sayfalık kitabın yarısında bu kutulardan var. Yani kitabın kabaca 20 / 25 sayfası; aynı cümlelerin, aynı sayfada ikinci kez tekrarlanmasından ibaret! Zaten maliyetlerin yüksek ve karın Avrupa ülkelerine göre kısıtlı olduğu böyle bir sektörde 20 sayfayı bu şekilde heba etmek üzücü. Bunun yerine
Hesap Lütfen!Vedat Milor · Kronik Kitap · 2021713 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·141 syf.·
2021 13. kitabı
Yazarın okuduğum ikinci kitabı... (Martı Jonathan Livingston ilki) Bu eserde de yine yazarın uçuş tutkusuyla birleşen bir hikaye mevcut. İki dost pilotun, usta çırak ilişkisi içerisinde, bir nevi hayatı sorguladıkları bir mesihlik öğretisi konu alınmış. Okuması keyifli kısa ve sürükleyici bir kitap. epsilon baskısını okudum. Sayfaların beyaz renkli olması dışında ( okumamı çok zorlaştırıyor) dil ve çeviri olarak bir sıkıntı görmedim.
Mavi Tüy: Gönülsüz Bir Mesihin SerüvenleriRichard Bach · Epsilon Yayınları · 20131,268 okunma
6/10
·1032 syf.·
2021 12. kitabı
Merak edip okumak isteyenler için; Kırkanbar yayınları baskısında her ne kadar " gençler için sadeleştirilmiş Türkçesi ile" ifadesi yer alsa da dili oldukça ağır ve eski kalıyor. Çok daha sade bir dil için Doğan Kitap baskısından okumak daha mantıklı olacaktır. Ben Mesnevi'yi okumadan önce 3 kutsal kitabı da okumuştum. Merak eden arkadaşlar için öncelikle 3 kutsal kitabı okumaları yada sadece Mesnevi'den hikayeler kitabını okumalarını tavsiye ederim. Aksi halde eserde geçen pek çok olay ve referans gösterilen ayetlere ilişkin bilginiz olmayacak yahut araştırmak zorunda kalacaksınız. Benim esere 6 puan verme ve fazla beğenmeme sebep olan şey de bu. Zira eserde örnek gösterilen bazı olaylar ve kişiler kutsal kitaplarda aktarılanlardan farklı yorumlanmış. Bu haliyle beni tatmin etmedi. Hem Türkçe oluşu hem de sık sık eski kelimelere bakmak zorunda olmam da anlatımda bütünlüğü korumamı ve anlamamı zorlaştırdı. Bunun dışında eserde yer alan hikayelemeler ve ayet yorumlamaları tatmin ediciydi. Kitabın baskı kalitesi ve tek cilt oluşu beni biraz korkutmuş olsa da Kırkambar yayınları bu konuda iyi bir iş çıkarmış. Dayanıklılık ve malzeme kalitesi oldukça iyi.
MesneviMevlana Celaleddin-i Rumi · Kırkambar Yayınları · 20184,247 okunma
1/10
·236 syf.·
2021 11. kitabı
Zaman ve para israfı... Hayatımda ilk defa bir kitabı okumadan bırakmak istedim. Bu kitap için daha fazlasını yazmak büyük lütuf olur ama sırf kötüleyip bırakmamak adına bir kaç şey yaziyim ki ne okuyacağınızı bilin; 1- Ne Osmanlı teması var ne de dolu dolu bir Punk teması... İngilizceden bozma Osmanlıca gibi gösterilen bölüm başlıkları (Ottopunk olacak ya)... Tümünü toplasan 1 sayfa etmeyecek kültürel tasvir ve kelimeler... 2-Tüm karakterler ve anlatım günümüz Türkçesi ile sürerken arada karşınıza çıkan alakasız bir Osmanlıca kelime koyma gereksinimi... Bir örnek vermek gerekirse "Bevletmek", yani idrar yapmak. Yahu her şeyi günümüz dili ile yazmışsın bir tek işemek yazmak mı zor? Yok ama eski kelimeler kullanılacak ya kullanmak lazım. Bu kelimeler metin günümüz Türkçesi ile akarken göze çok batıyor ve sırıtıyor. 3- Tasvirler ve olaylar; Eli'nin kitabı, Mad Max ve Ben Efsaney'im karışımı, çakma, ergen ötesi bir hikaye ile ele alınmış durumda. Kaldı ki Wattpad de bile bundan daha kaliteli post apocaliptic kurgular mevcut. Bir yığın anlamsız, sebepsiz olay... Örneğin: Askerle dolu, çok tehlikeli, acayip korumalı mekan var. Ama siz kapıda nöbetçiye soru sorup oyalayın ben arkadan sızar, silah deposunu dolap kapağı açar gibi açar soyarım... Ama tesis çok korunaklı filan... 4- İnsan, Ihsan Oktay filan varken biraz açar bakar hiç değilse. Ne biliyim adı Ottopunk, Ottomania diye oluşan bir eserde, araya da zaman zaman Osmanlıca kelime sıkıştırmak zorunda kalmışken bir iki tane Türk ismi olabilirdi. (Dahası bu dünyanın Osmanlı son dönemlerinden etkilendiği yazıyordu bir forumda) oysa kitabın alakası Osmanlı'nın herhangi bir dönemiyle alakası yok. Hiç mi güzel birşey yok hocam? Bir tek kapak güzel. Yazık edilmiş bir kapak tasarımı olmuş zira Ebeahel Lurci'nin açık ara en
OttomaniaErim Şişman · İthaki Yayınları · 068 okunma