نَقُولُ: جِهَادُ النَّفْسِ لَيْسَ هُوَ يَوْمًا أَوْ يَوْمَيْنِ أَوْ شَهْرًا أَوْ شَهْرَيْنِ أَوْ سَنَةً أَوْ سَنَتَيْنِ، لَا، جِهَادُ النَّفْسِ كَمَا قَالَ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَى: ﴿وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتَّى يَأْتِيَكَ الْيَقِينُ﴾، فَتُجَاهِدُ نَفْسَكَ إِلَى أَنْ تَخْرُجَ الرُّوحُ مِنَ الْجَسَدِ، إِلَى أَنْ يُفَارِقَ الْإِنْسَانُ هٰذِهِ الدُّنْيَا.
Deriz ki: Nefisle mücadele bir gün, iki gün, bir ay, iki ay, bir yıl veya iki yıllık bir iş değildir. Hayır! Nefisle mücadele, Yüce Allah'ın:
﴿وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتَّى يَأْتِيَكَ الْيَقِينُ﴾
"Sana yakîn (ölüm) gelinceye kadar Rabbine ibadet et." (Kur'an-ı Kerim)
buyurduğu gibidir.
Bu sebeple kişi, ruh bedenden çıkıncaya kadar, yani insan bu dünyadan ayrılıncaya kadar nefsiyle mücadele etmeye devam eder. Bu mücadele hayat boyu süren bir kulluk ve istikamet çabasıdır.
Hem Allaha isyan ediyor hem de onu sevdiğini iddia ediyorsun.
Hâlbuki bu akıllılarca imkânsızdır.
Eğer gerçekten sevseydin ona itaat ederdin. Çünkü seven sevdiğinin boyun eğendir.”