"KIRMIZI ETEK"İN CAZİBESİ / Samle Çağla
Geçtiğimiz günlerde Hatice Günday Şahman'ın ilk öykü kitabı, "Kırmızı Etek"in, ikinci basımı "İmge Yayınevi"nden yapılmış.
Hatice Günday Şahman etkili bir öykücü. Ne yazsa sarsıyor okuru.
Edebiyatın belki de en önemli ölçütü, kalıcılığıdır. H.Ş.Günday'ın öyküleri de âdeta "Klasisizim mektebi"ne bağlı eserler gibi, bin yıllardır değişmeyen insan doğasını işliyor hep. Dolayısıyla da bu metinler her dönemde tazeliğini koruyor.
Yazar, hemcinslerini çok iyi tanıdığı için, onlarla ilgili çaresizliklerin, açmazların ve sorunların kaynağını "erkek egemen toplum" görüp kahramanlarına, "her şeye rağmen yeni bir dünyanın mümkün olduğunu" söylüyor. Ayrıca, toplumca yasaklanmış, lanetlenmiş ilişkileri, (kitapta lezbiyenlik) porno bayalığına düşmeden oldukça başarılı sahneler yaratarak, yasak ilişkileri tutkuya dönüştürüyor. Özellikle kitaba da adını veren "Kırmızı Etek" öyküsü, okurun tüm ezberini bozuyor, onları sarsıyor. Yazar, insan bedeninin haz kurgusunun karşı cinse göre yaratıldığı algısını kökten sarsan, çarpıcı sahneler, tutkulu birliktelikler yaratabiliyor dilin gücüyle.
Özellikle kitabın son öyküsü olan, "Bir Gözümüz Ağlar Bizim"de, gündelik hayatta dikkat etmediğimiz ince, insani duyarlıklara dikkat çekiyor.
Dört başı mamur bir öykünün olmazsa olmazı, içerik ve üslubun birbirini tamamlamasıdır. Yazar, bu öyküsünde bunu başarmış.
İnsanların yüzlerinden samimi gülüşler toplayan yaşlı bir kadının hikâyesinde, anlatıcı kadın, kahramanı kadının davranışından çok etkileniyor, kendisi de bundan böyle insanlarım samimi gülüşlerine, davranışlarına daha çok dikkat kesilip onlara önem veriyor.
Yazar, bu öyküde daha önce okumadığımız bir konudan söz ederek özgün bir metin ortaya koyuyor. Bu öykü, "durum öyküsü"nde felsefi konuların daha kolay verilebildiğini örnekliyor.
Kısacası, Hatice Günday Şahman cesur bir öykücü. Dile olan hâkimiyeti ve öykü kurgusu gayet başarılı. Yazarı kutluyor, nice yapıtlarında buluşmayı diliyorum...