Münire Çalışkan Tuğ

Ve Tarih Devam Ediyor…
9/10
·736 syf.·
2026 20. kitabı
Daha iyi bir başlık bulamam sanırım; kitabın adı üzerine başka bir başlık istemiyor. Romanı bitirdikten sonra hemen yazamadım. Bazen son öyle iyidir ki sizi olduğunuz yere sabitler. Masada kapalı duran kitapla bir süre bakışırsınız. Tahmin etseniz de konduramazsınız. Ne hissettiğimi tam olarak adlandıramadım ben de. Oldukça detaylı, oldukça gerçekçi ve oldukça uzun bir metin. Hatta yer yer insanı zorlayan bir gerçekçilik var. Okurken bazı bölümlerde yavaşlayıp, duraksadım. Sonlara doğru bu ayrıntı bolluğu beni yordu; ilgim azaldı, okuma sürem uzadı. Bunu saklamak istemiyorum. Bu kadar detaylı, bu kadar yakından bakan romanlar bana bazen ağır geliyor. Bu romanı çok akıcı bulanlar vardır belki; dili sade, anlatımı sağlam, lakin oldukça uzun… Tam bir tarih akışı gibi. Rahatlatıcı değil; kaçınılmaz bir akış… Morante, II. Dünya Savaşı’nı anlatıyor gibi görünse de aslında bambaşka bir yerden konuşuyor. Biraz daha arka perdeden… “Bir Alman askerinin tecavüzüyle hayatı geri dönülmez biçimde değişen, Yahudi köklere sahip bir kadın öğretmen: Ida. Ve o tecavüzden doğan Useppe.” Karaborsadan bulunmaya çalışılan birkaç lokma yemek, hastalıklar, ölümler, açlık, yokluk, evsiz kalma hâli… Bütün bunlar anlatılırken garip bir soğukkanlılık var. Ne dramatikleşiyor ne de duyguyu okurun üzerine boca ediyor. Bu mesafe ilk başta insanı şaşırtıyor. Sonra fark ediyorsun ki bu bilinçli bir tercih. Çünkü tarih böyle işliyor. Aynı acılar tekrar ettikçe anlatım da soğukkanlılaşıyor. Sanki başka türlü anlatılamazmış gibi. Zaten kitabın son cümlesi de bunu fısıldıyor: Tarih devam ediyor... Romanın kalbi Useppe. Savaşın içine doğmuş, henüz dünyaya alışamadan dünyanın sertliğine maruz kalmış bir çocuk. Yanlış söylediği kelimeler, köpeğiyle kurduğu saf ilişki, her şeye rağmen sevgiyle bakan
İnceleme
Ve Tarih Devam EdiyorElsa Morante · Can Yayınları · 200959 okunma
Münire Çalışkan Tuğ
Şu an okuyorum romanı, hem de yeni bir savaşın ayak seslerini duyarak. Ve Tarih Devam Ediyor.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

Münire Çalışkan Tuğ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·108 syf.·
2025 37. kitabı
Hatice Günday Şahman
8.1/10 · 25 okunma
Münire Çalışkan Tuğ
"KIRMIZI ETEK"İN CAZİBESİ / Samle Çağla Geçtiğimiz günlerde Hatice Günday Şahman'ın ilk öykü kitabı, "Kırmızı Etek"in, ikinci basımı "İmge Yayınevi"nden yapılmış. Hatice Günday Şahman etkili bir öykücü. Ne yazsa sarsıyor okuru. Edebiyatın belki de en önemli ölçütü, kalıcılığıdır. H.Ş.Günday'ın öyküleri de âdeta "Klasisizim mektebi"ne bağlı eserler gibi, bin yıllardır değişmeyen insan doğasını işliyor hep. Dolayısıyla da bu metinler her dönemde tazeliğini koruyor. Yazar, hemcinslerini çok iyi tanıdığı için, onlarla ilgili çaresizliklerin, açmazların ve sorunların kaynağını "erkek egemen toplum" görüp kahramanlarına, "her şeye rağmen yeni bir dünyanın mümkün olduğunu" söylüyor. Ayrıca, toplumca yasaklanmış, lanetlenmiş ilişkileri, (kitapta lezbiyenlik) porno bayalığına düşmeden oldukça başarılı sahneler yaratarak, yasak ilişkileri tutkuya dönüştürüyor. Özellikle kitaba da adını veren "Kırmızı Etek" öyküsü, okurun tüm ezberini bozuyor, onları sarsıyor. Yazar, insan bedeninin haz kurgusunun karşı cinse göre yaratıldığı algısını kökten sarsan, çarpıcı sahneler, tutkulu birliktelikler yaratabiliyor dilin gücüyle. Özellikle kitabın son öyküsü olan, "Bir Gözümüz Ağlar Bizim"de, gündelik hayatta dikkat etmediğimiz ince, insani duyarlıklara dikkat çekiyor. Dört başı mamur bir öykünün olmazsa olmazı, içerik ve üslubun birbirini tamamlamasıdır. Yazar, bu öyküsünde bunu başarmış. İnsanların yüzlerinden samimi gülüşler toplayan yaşlı bir kadının hikâyesinde, anlatıcı kadın, kahramanı kadının davranışından çok etkileniyor, kendisi de bundan böyle insanlarım samimi gülüşlerine, davranışlarına daha çok dikkat kesilip onlara önem veriyor. Yazar, bu öyküde daha önce okumadığımız bir konudan söz ederek özgün bir metin ortaya koyuyor. Bu öykü, "durum öyküsü"nde felsefi konuların daha kolay verilebildiğini örnekliyor. Kısacası, Hatice Günday Şahman cesur bir öykücü. Dile olan hâkimiyeti ve öykü kurgusu gayet başarılı. Yazarı kutluyor, nice yapıtlarında buluşmayı diliyorum...

Münire Çalışkan Tuğ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·108 syf.·
2025 37. kitabı
Hatice Günday Şahman
8.1/10 · 25 okunma
Münire Çalışkan Tuğ
"Kırmızı Etek her biri tek solukta okunan on yedi kısa öyküden oluşuyor. Öykülerin tümünde okur, henüz ilk kelimelerden metnin mekânına ve atmosferine kolaylıkla giriyor. Duygusu yoğun öyküler ana karaktere yakın bir açıdan yazılmış. Böylece okur, karakterin içinde bulunduğu durumu ve çatışmayı hızla kavrayıp merakla öyküyü takip ediyor. Yazar, toprağa özenle ve bin bir umutla ekip sonra üstünde tepinerek hırpaladığımız tohumlardan yeşermiş çarpık ilişkilerin, bu ilişkilerin doğurduğu prematüre durumların yıkıcı hâlini taşıyor kitabına. Sonuçlarını kestiremeden yapılan her çıkış, öylesine söylenmiş her söz, tarihin bir noktasında oluşuveren istenmeyen durumların müsebbibi gibi. Kitabın ilk öyküsü olan ‘Aynalı Kafeste Bir Muhabbet Kuşu’ ve biraz ilerledikten sonra karşımıza çıkan ‘Er Meydanı’ isimli öyküler yaşlılıklarında çocuklarının yanına sığınmış ebeveynlerin geçmişten getirdikleri, özene bezene oluşturdukları benlikleriyle, yaşlılık sonrası içine düştükleri koşullarla şekil değiştirmiş yeni suretleri arasındaki bocalamaya odaklanmış. Anne-kız arasında zaman içinde değişen rollerin acımasızlığı ya da yaşlı bir adamın hayatı boyunca zerk edilmiş ‘erkek adam’ mitinin kurbanı oluşu, adı geçen öykülerde çarpıcı sahnelerle anlatılmış. "Hande Ortaç, Ekmek ve Gül
8/10
·120 syf.··
2018 116. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2018 23:46
Hatice Günday ŞahmanKırmızı Etek Uzun zamandır sırasını bekleyen Hatice Günday Şahman kaleminden çıkmış bu güzel kitabı Kırmızı Etek’i okudum nihayet. Bir röportajında yazar “Ben mümkün olduğunca dili ve kalemi tutsak eden bukağılardan kaçınmaya çalıştım diyor.”Başlardaki öyküler ne kadar yumuşak başlamışsa da ilerleyen öyküler hem içerik hem dil açısından prangalarından kurtulmuş yalın bir dille cesur bir anlatımla harmanlamış yazar.Kadın sorunsalı ekseninde öykülerin geneli yazarın kadın olması ve yayınevinin feminist olması kitabın tüm dokusuna yayılmış. Kitaba adını veren Kırmızı Etek,Ahtapot ve en son öykü olan Bir Gözümüz Ağlar Bizim adlı öyküleri çok beğendim. Bu arada yazarın Ahtapot adlı öyküsü 5.Sarıyer Edebiyat Günleri Öykü Yarışmasında kadın kişiliğinin topluma egemen ataerkil anlayış tarafından kuşatılmışlığını anlatı biçimi,dili kullanmadaki tutumluluğu,dönüştürüm yeteneğindeki özeni ve kurgusunun özgünlüğü gerekçesiyle birinciliğe layık görülmüş.Çok beğendim birincilik ödülünü sonuna kadar hak eden bir öykü. En sahici gülüş içimizdeki çocuğun gülüşü.Unutma.Aynada o çocuğa bak.
Kırmızı EtekHatice Günday Şahman · Ayizi Kitap · 201725 okunma
Münire Çalışkan Tuğ
"Hatice Günday Şahman'ın (ikinci baskısı H20 yayınlarından çıkan) ilk öykü kitabı Kırmızı Etek, sadece kadınlık değil erkeklik hallerini de anlatan ve o haberlerin, yani yaşadıklarımızın üzerinde duran on yedi öyküden oluşuyor. Erkeklik hallerini de anlatan ve o haberlerin, yani yaşadıklarımızın üzerinde duran on yedi öyküden oluşuyor. Metinde Türkiye’nin siyasi tarihi, gündelik yaşam pratikleri dahası gazetelerin üçüncü sayfalarını dolduran ve üzerinden kolayca adi vaka diye geçilen politik mevzularıyla yüzleşiyoruz. Yazarın konu seçiminde olduğu gibi yazım dilinde de aldığı gazetecilik eğitiminin izlerini görebiliyoruz. Birbirinden derin ve ağır mevzuları konuşur gibi, tane tane ve olabildiğince yalın bir dille anlatıyor. Üslubundaki serin kanlılık, okuyucuya da bulaşıyor, zira bu dil bize hiçbir şeyin göründüğü kadar basit veya hissettiğimiz kadar karmaşık olmadığını hatırlatıyor." A. Nevin Yıldız, Gazete Duvar