Azra YÜCE

Azra YÜCE
@Teyzebal
Hayat Kısa;Anılar Uzun 28.01.2026
Uzuun Gelebilir Ama Bence Okumaya Değer
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 22:34
Zamansız Bir Yolculuk: On Yıl Sonra Yeniden Küçük Prens Bazı kitaplar vardır, bittiğinde kapağını kapatır ve rafa kaldırırsınız. Bazıları ise ruhunuzun bir köşesine park eder ve doğru zamanı bekler. Ben bu dostla tam on yıl sonra, hayatın bambaşka bir evresinde yeniden karşılaştım. On yıl önce okuduğumda sadece "güzel bir masal" dediğim satırlar, bugün birer hayat dersine, birer yüzleşmeye dönüştü. Küçük Prens aslında bize çocuk kalmayı değil, "insan kalmayı" hatırlatıyor. Neden Hala Bu Kitaba Aşığım? Büyüklerin Dünyası: Sayfaları çevirdikçe fark ettim ki; rakamlarla, unvanlarla ve "önemli işlerle" boğulurken aslında en basit gerçeği ıskalıyoruz: Gözle görülmeyen, sadece kalple hissedilen o özü. Gül ve Emek: Küçük Prens'in gülü için sarf ettiği o meşhur cümle, "Gülünü senin için bu kadar önemli kılan, onun için harcadığın zamandır," bugün daha ağır bir anlam taşıyor. Emek verdiğimiz her şeyin bizim için neden eşsiz olduğunu, sadakatin sadece bir kelime değil, bir sorumluluk olduğunu yeniden anladım. Kendini Yargılamak: Kralın o unutulmaz öğüdü hala kulaklarımda: "Kendini yargılamak, başkalarını yargılamaktan çok daha zordur." Kaçımız gün sonunda aynaya bakıp kendimize karşı bu kadar dürüst olabiliyoruz? Sonuç Olarak... Bu kitap bir çocuk kitabı değil; bu kitap, içindeki çocuğu dünyanın gürültüsünde kaybetmiş yetişkinlerin pusulasıdır. On yıl önce başka bir kadındım, bugün başka biriyim. Ama Küçük Prens hala aynı altın sarısı saçlarıyla B-612 asteroidinde bekliyor; tek bir farkla, artık onun ne demek istediğini çok daha iyi anlıyorum. Eğer hayatın karmaşasında boğulduğunuzu hissediyorsanız, bir kahve alın, bu ince ince işlenmiş sayfaların arasına sığının. Çünkü tıpkı tilkinin dediği gibi: "Gerçeğin mayası gözle görülmez." Küçük Bir Dosttan Herkese
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015279,8bin okunma
Azra YÜCE
Canım teyzeciğim, paylaştığın yerleri okuyunca Küçük Prens’i ve o güzel kalpli çiçeğini çok merak ettim. Sen bize hep 'asıl olan kalple görülür' diyorsun ya, ben de bu kitabı okurken sadece gözlerimle değil, kalbimle bakacağıma söz veriyorum! Kitabı okumak için sabırsızlanıyorum. Okuyunca sana söz veriyorum; ben de büyükler gibi sadece sayılara değil, çiçeklerin rengine ve gökyüzündeki yıldızların neşesine bakacağım. Seni ve Küçük Prens'i çok seviyorum!"Belki bir gün beraber gökyüzüne bakarız ve oradaki milyonlarca yıldızın içinden bize gülen o küçük prensi beraber buluruz. İyi ki varsın!"
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·72 syf.··
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 00:00
Konforlu Bir Odadan Dünyayı Kurtarmak Kolaydır. "Bir yerin hastane ya da hapishane olması arasında pek fark yoktur. Önemli olan insanın kendi zihninde özgür olup olmadığıdır." Doktor Ragin, bu düşüncenin arkasına saklanarak yıllarca hastanesindeki pisliğe, açlığa ve hastaların yediği dayağa göz yumdu. Ona göre acı, sadece bir algıydı. Ta ki o meşhur 6. Koğuş’un kapısı kendi üzerine kilitlenene kadar. Çehov, bu incecik kitabın içine koca bir toplumsal çürümüşlüğü ve insan ruhunun çelişkilerini sığdırmayı nasıl başarmış? 6. Koğuş, sadece bir akıl hastanesinin hikayesi değil; düşüncenin eylemle sınandığı, konforlu alanlarımızdan ahkam kesmenin ne kadar kolay olduğunu yüzümüze vuran bir ayna. Kitapta iki uç karakterin çarpışmasını izliyoruz: Gromov: Sistemin adaletsizliğine karşı öfke dolu, acı çeken ama "yaşayan" bir ruh. Doktor Ragin: Acıyı felsefeyle meşrulaştıran, "Her şey zihinde biter" diyerek etrafındaki pisliğe ve zulme göz yuman pasif bir aydın. "Acıyı hissetmiyorsan insan değilsin," diyor Gromov. Doktor ise yıllarca bu acıyı küçümsüyor, ta ki o meşhur koğuşun duvarları kendi üzerine kapanana kadar. Ragin’in trajedisi, savunduğu o soğuk felsefenin ilk darbede yerle bir olmasıdır. Çehov bize şunu fısıldıyor: Kötülüğe karşı kayıtsız kalmak, o kötülüğün bir parçası olmaktır... Okurken kendimi sık sık şunu sorarken buldum: Ben bu hikayenin neresindeyim? Adaletsizliğe ses çıkaran Gromov mu, yoksa kütüphanesine çekilip dünyayı sadece izleyen Doktor Ragin mi? Kitabı bitirdiğimde boğazımda bir düğüm kaldı. Çünkü Ragin aslında hepimiziz. Sosyal medyada adaletsizliğe üzülüp kahvemizi yudumlamaya devam eden, "elimizden ne gelir ki?" diyerek eylemsizliğimizi felsefeyle süsleyen modern insanın aynasıdır bu kitap. Asıl deli kimdir? Dört duvar arasına kapatılanlar
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,2bin okunma
Azra YÜCE
Teyze seni çok seviyorummmmm