Bir çoğunuz gibi Osman Balcıgil'in İpek Sabahlık adlı eserinden hemen sonra elime aldım Fosforlu Cevriye'yi.
Daha evvel Suat Derviş kalemi ile tanışma fırsatım olmamıştı. İlk kitabım yazarın da en sevilen kitabı olsun istedim. Çok ayrıntıya girmeden beklentimin altında kaldığını söylemek isterim.
Roman içerisinde okuduğum bazı olayların bir sonuca bağlanmaması, karakterin bazı davranışlarının gerçeklikten çok uzak olması beni kitaptan uzaklaştırdı. Eserin sonunu da sevemedim.
Suat Derviş'in başka kitapları da bende olduğu için müsait bir zamanda okumayı düşünüyorum ancak bu eseri ne yazık ki sevemedim.
Merhabalar, Murat Gürsoy'un rüyalar ve gerçeği harmanlayıp okura sunduğu, gayet keyifle okunan bir roman.
Daha evvel yazarın hikâye ve romanlarını okuduysanız zaten bu konuda ne kadar usta olduğunu biliyor olmalısınız.
Baba Oğul ve Kutsal Roman'da da karakterimiz bir yazar ve rüyaları onun için pek kıymetli. Öte yandan elbette gerçek yaşamdaki rutinini ve karşılaştığı insanları da okuyorsunuz. Her şeyin ustalıkla işlendiği, okuru merakla peşinden sürükleyen ve gerekli yerlerde de şaşırtan bir roman.
Keyifli okumalar dilerim.
Üzülüp üzülmediğimi bilmiyorum. Üzülebilir miyim, yoksa üzülmez miyim, bilmiyorum. Ağlayabilir miyim, yoksa ağlamaz mıyım, bilmiyorum. Sıcak kör toprağın içinde azmış ıslak bir tohum gibiyim.