mektuplar yazacağım şubelerden şule'ye:
kız! sen hiç komünist kedi gördün mü?
manastır koridorlarındaki mağaralarda
kuyruğunu sıkıştırıp bacalarının arasına
en çok can verilen hastalığın adıyla çağrılan bir sevdayla
düşünüp hani bir de bazı dönemlerde
düşünüp: istanbul artık feminizmle çıkıyormuş.. diye
mırıldanıp tırnaklarını bileyip seni bilip
bile bile
uyuklayan... bir kedi... sen, hiç! Ben görmedim...
Bir asker, barışta sosyete hayatını aşka feda eder, ama savaş patladığı anda (üstelik yurtseverlik görevi fikrini dahil etmeye gerek de olmadan) aşkı aşktan daha güçlü olan savaşma tutkusuna feda edecektir.
son kez öpeyim bari senin o hep beni
kahreden kaderinin üstünden
pek vaktimiz kalmadı sanırım artık
hadi sen önden çık, önden sen çık sevgilim
şiirin, bu anın içinden!..