İslami motiflerin ağır bastığı şiirlerinde Necip Fazıl’ın etkisi oldukça büyüktür. Bu dizeler duruma açık bir örnek olabilir, bir buyruk gibi dile getirir Zarifoğlu: “ÜMMETİ GÖZETMEN GEREKLİ/Ben seni beyaz haber ustası/Olasın DİYE boğmadım -DOĞURDUM”. İslami çizginin dışında yaşamında onu oldukça sarsan ‘baba’ figürü de sıkça kullanılır şiirlerinde (Bkz. Akşam Sofrasında Yedi Kişilik Bir Aile Oyunu). Şiirleri Cemal Süreya’nın da belirttiği gibi bir serüven barındırır ve bu serüvende başkahraman şairin kendisidir.
Cahit Zarifoğlu anlatım tarzı olarak ise İkinci Yeni tarzını benimsemiş, onlar gibi sentaksı bozan “Örtü yayıp otururlar ateşten ateş ve yanmazlar/Güvercin teslimiyeti içinde/Bakın istiyorsak”, imgeli bir şiir dili yaratmış, şiirde şekil meselesiyle ilgilenmiştir.
"Düşünme, arzu et sade
Bak, böcekler de öyle yapıyor."
Der Orhan Veli. Saf diliyle en güzel şiirleri yazmasını bilmiş, süse kaçmadan, abartmadan da şiir yazılabileceğini göstermiş. Şiirde olmaması gereken sözcükleri seçtiği için (bkz. nasır), basit bir dil kullandığı için,... epey eleştirilen Orhan Veli, edebiyatımızda buna karşılık olarak derin izler bırakmıştır.
Tanrının kırmızı ve laciverti sevdiğini Tevrat'ı okuyunca öğrendim, yani mor tanrısal bir renkti aslında. Bir dine ait kutsal bir kitap olmaktan öte Tevrat, fantastik bir hikaye benim gözümde (benim gözümde tümü öyle ancak Tevrat en keyiflisi). Tanrı ile üstün gördüğü İsrailoğullarının bazen merhamet, bazen öfke, bazen isyan içeren diyalogları dikkat çekici (!)
Müfredatın dışına çıkıp ders kitaplarındaki okuma parçaları yerine öğrencilerime zevkle okuttuğum denemeler... Sonra üzerine de tartışırız, nefis olur.
Nedim, "Lale Devri Şairi" diye anılır. Divan okumak, çoğu kimseye Arapça-Farsça sözcük yoğunluğuyla karşılaşmak gibi görünebilir. Ancak Nedim Divanı, o süslü devrin arıtılmış Türkçesiyle yazılmıştır. Nedim'in renkli dünyası, çapkın ve uçuk tavırları döneminin marjinal kişilikleri arasına sokar kendisini. İstanbul'un döneme ait eğlence mekanları, sandal sefaları, yine dönemin moda kıyafetleri, dolayısıyla günlük yaşam onun şiirlerine konu olmuştur. Bu bakımdan da okunması en keyifli divanlardandır.