Bu kitap yazarın bugüne ve geleceğe seslenmesi gibi. 4 masal olmak üzere 13 anlatı bulunuyor.
Anlatılan aksaklıkların günümüzde hala devam ediyor olması ve bu gidişle devam edecek de olması kitabı oldukça anlamlı kılıyor büyük yazar olmak demek bence.
Bazı hikayeleri çokça özeldi; Dekolman’ı sonunda attığım kahkahayla hatırlayacağım. Çirkince hikâyesini içim acıyarak, Bahtiyar Köpek’i günümüzdeki kendinin yazar sanan zavallıları düşünerek, Böbrek hikâyesini ise çaresiz kalanların haliyle hatırlayacağım.
Sırça Köşk masalına gelince bir işe yaramamasına rağmen toplumun en önemli ögesi haline gelen nesnenin bir halka neler yaptığını okuyoruz. Kendisi tam bir yararsızlık abidesi içi görünür ama dokunulmazdır, halkı sömürür; orada yaşamak ayrıcalıktır ama asalak bir yaşamdır.
Aslında halkın akılsızlığının tabi bir göstergesidir çünkü en başta buna ihtiyacımız var mı diye düşünmeden sorgulamadan heveslenmeleri tükenmelerine sebep oldu.
Kısacası yalın bir konudan ortaya çıkmasına rağmen kuşaklar aşarak önümüze gelen bu eser kuşaklar sonra da aynı değerini koruyacak gibi.