Kabahat kimin? Kabahat, benimdir. Kabahat, ey bu satırları heyecanla okuyacak arkadaş; senindir. Sen ve ben onları, yüzyıllardan beri bu yalçın tabiatın göbeğinde, herkesten, her şeyden ve her türlü yaşamak zevkinden yoksun bir avuç kazazede halinde bırakmışız. Açlık, hastalık ve kimsesizlik bunların etrafını çevirmiştir. Ve cehalet denilen zifiri karanlık içinde, ruhları, her yanından örülü bir zindanda gibi mahpus kalmıştır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanlar heyecanlandıklarında ve korktuklarında hiperventilasyona, yani sık nefes alıp vermeye başlar ve böylece soluk verirken aşırı miktarda karbondioksit bırakırlar. Düşük karbondioksit düzeyi kol, bacak gibi uzuvların kaslarında spazma yol açabilir ki bu da bazı hastaların yaşadığı uyuşukluğu, karıncalanmayı ve kas seğirmesini açıklar. Karbondioksit azalması kağıt bir torbanın içine nefes alıp vererek kolayca tedavi edilirse, hastalık belirtileri hızla ortadan kaldırılabilir.