Sen sevgiline ne verebilirsin sanki? Kalbini mi? Pekâlâ, ikincisine? Gene mi o? Üçüncü ve dördüncüye de mi o? .. Atma be adaşım, kaç tane kalbin var senin? ..
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İç savaşlar, sömürme tutkusu, üstünlük hırsı, tutunamama tedirginliği, boşu boşuna sertleşen penisler ve yanlızlık beliriyor. Büyümenin güzel taraflarına kendilerini kaptıran genç delikanlılar bilmiyorlar ki, ilk sperm damlası, yaşlanmaya başlayan bedenin dünyada kalabilme endişesidir aynı zamanda. Sürekli ellerinde duran cep telefonlarından birilerine mesaj atıyorlar gün boyunca.
Bu çocuklar, hiç Nietzsche okuyamıyorlar.
Fidel, ülkeyi kararnamelerle yönetmiyor. Diktatör arıyorsan, al sana, Kanun Kuvvetinde Kararname'nin mucidi Turgut Özal! Deyince de sinirleniyor, Özal'a toz kondurmuyor:
-o büyük bir adamdı.
- Evet hacıyı hocayı arkasına almış takunyalı bir diktatördü...
Sonradan can düşmanı olan Amerika, devrime kadar hep Kollamış Fidel'i. Zaten Amerika'nın genel politikası bu; bir ülkede iktidarı pohpohlarken, öte yandan iktidara gelmesi olası muhalif güçleri de kolluyor. Aç parantez Fetullah Hoca! N'olmaz n'olmaz, biz bu hocayı da kollayalım. Bakarsın pat iktidara geçer... Aslında Amerika her ülkede, iktidardakinin az biraz kendi adamı olmasını istiyor, çünkü dünya haritasındaki bütün ülkeleri eyaletleri olarak görüyor, diyelim ki görmek istiyor...