Özgürlük, demokrasi ve hayal gücünün olmadığı bir gelecekte bireyler yoktu sadece Tek Devlet ve o devletin numaraları vardı. Tek Devlet’in en büyük projelerinden olan İntegral uzay gemisinin baş mühendisi D-503 bu Tek Devlet isimli makinenin sorunsuz, mutlu ve önemli bir çarkı, bu “kusursuz bütünün” parçasıydı. Bütün dünyayı, içinde yaşayan numaraları hatta duyguları bile matematiksel olarak açıklamaya çalışan ve içinde yaşadığı kusursuz sisteme hayran olan D-503’ün hayatı bir anda tanıştığı güzel dişli sarışın bir kadın yüzünden mahvolmaya başlar. O artık bir hastadır; “ruhu” ve “hayal gücü” vardır. Düzene karşı devrim, standarta karşı seçim hakkı, mutlak mutluluğa karşı ruh, entropiye karşı enerji ve “bize” karşı “ben” …
!!!SPOİLER!!!!
Ursula K. Le Guin ve George Orwell gibi nice distopya ve bilimkurgu yazarını etkilen bu kitabı bütün bilimkurgu ve distopya seven okurlar okumalı. Kitap bize klasik bilimkurgu hikayesi sunmanın yanında felsefik, psikolojik ve sosyolojik sorgulamalar yaptırıyor; mutluluk, sevgi, benlik, aidiyet, sadakat gibi kavramlar üzerine düşündürüyor. Kitabın bu temaları işleyiş şeklinin zarifliği de okuma zevkini artırıyor. Yazarın dili yer yer diğer bilimkurgularda alıştığımın aksine oldukça süslü, hatta felsefik diyebilirim.