Kubilay DUMAN

Bunları not almaya veya birine anlatmama gerek olmadığı için sadece susuyor, pirinç kekimi yiyip çayımı içiyordum.
Sayfa 166·Kitabı okudu
Reklam
I'm rightly tired of the pain I hear and feel, boss. I'm tired of bein on the road, lonely as a robin in the rain. Not never havin no buddy to go on with or tell me where we's comin from or goin to or why. I'm tired of people bein ugly to each other. It feels like pieces of glass in my head. I'm tired of all the times I've wanted to help and couldn't. I'm tired of bein in the dark. Mostly it's the pain. There's too much. If I could end it, I would. But I can't.
Sayfa 395·Kitabı okudu
Ey Babamız! Ey Babamız! Ey Washington'daki Babamız, şu mübarek günde bize günlük kalsiyum propinoyat, sodyum diasetat monogliserit, potasyum bromat, kalsiyum fosfat, monobazik kloramin T, alüminyum potasyum sülfat, sodyum benzoat, bütilhidroksianisol, mono-izopropil sitrat, akseroftol ve kalsiferol ihtiyacımızı İhsan eyle ya rabbim! İçine biraz da un ve tuz ekle. Âmin.
Sayfa 119·Kitabı okudu
"Nagasaki her daim çok güzel, öyle değil mi?" "İki ay sonra Tokyo'dan döndüğümüzde hâlâ böyle olacak mı acaba?" "Nedense Nagasaki yok olacakmış gibi hissediyorum." "Ben de nedense kalacakmış gibi hissediyorum." Bulundukları yere atom bombası düştü.
Sayfa 33·Kitabı okudu
Ama kendini yalnız hissediyordu. Yalnızlığın, temelinde anlamsızlık yatan bir evrende insan olarak var olmanın ayrılmaz bir parçası olduğunu bilecek kadar varoluşçu felsefeye hakimdi...