Fakat ıstırabın hayat için özsel nitelikte olduğu ve bu nedenle bize dışarıdan akın etmediği, aksine herkesin onun kurumaz kaynağını kendi içinde taşıdığı yolundaki karşılaştırılabilir bir bilginin ilacını içmeyi çoğunlukla reddederiz. Daha ziyade bizden hiç eksik olmayan acıya daima ayrı bir dışsal neden, adeta bir bahane ararız; tıpkı efendi sahibi olmak için özgür insanın kendine put yaratması gibi.
Olumluluklarla dolu varlıklarla dolu bu dünyada, olumsuzlama, insana özgü bir davranış olup özü yine kendisidir, kendindedir. Lakin farkındalığını elden bırakmamak koşuluyla, kendini rahatlatmak için daha büyük bir şeye boyun eğmek yanlış değildir.